15 Eylül'den itibaren yeni eğitim öğretim yılı başladı. Derslerin başlamasıyla birlikte öğrenci ve öğrencilerin sosyal medya hesaplarında yaptıkları paylaşımlar da gündeme geldi. Özellikle bazı öğrencilerin ders saatlerinde canlı yayınlar açarak derslerin verimsiz veya boş geçtiğini bildirmesi dikkat çekiyor.
Öğrencilerin ders sırasında cep telefonu kullanımına belirli kısıtlamalar getirilse de, gözlemler bu kuralların bazı okullarda tam olarak uygulanmadığını gösteriyor.
Merak ediliyor, öğrencilerin ders sırasında telefon ve sosyal medya kullanımına daha ciddi kısıtlamaların uygulanması uygun mudur?
AzEdu.az'a konuyla ilgili açıklama yapan "Emektar öğretmen" Sona Aliyeva kaydetti ki, öğrencinin ders saatinde sosyal ağa girmesi ve özellikle sınıftan canlı yayın açması normal bir davranış olarak kabul edilemez:

“Bence, ders sırasında telefon kullanımıyla ilgili yaklaşım ceza üzerine kurulmamalıdır. Elbette ki, bu konuda tam serbestlik verilmesi de yanlıştır. Azerbaycan'da bununla ilgili zaten davranış kuralları mevcuttur. Bu nedenle toplumu rahatsız eden, kuralların okullarda ne derecede tutarlı uygulandığıyla ilgilidir.
Öğrencinin ders saatinde sosyal ağa girmesi ve özellikle sınıftan canlı yayın açması normal bir davranış olarak kabul edilemez. Öğretmenin ve diğer öğrencilerin rızası olmadan video çekilmesi, ders sürecinin kamusal şekilde gösterilmesi okulda hem disiplin, hem de dijital etik meselesi yaratır. Ayrıca, öğrenci canlı yayında “ders boş geçiyor” diyorsa, bunu otomatik olarak gerçek olarak kabul etmek de doğru değildir, tamamen görmezden gelmek de kabul edilemez.
Bu tür durumların tekrarlanması okullar için belirli bir sinyal olmalıdır. Çünkü telefon bazen problemin sebebi değil, dersten uzaklaşmanın sonucu olur. Bu nedenle okullarda telefonların ders sırasında özel saklama yerlerinde saklanması, sadece öğretim amacı olduğunda kullanılmasına izin verilmesi ve kural ihlallerine göre önceden belirlenmiş tutarlı tedbirlerin uygulanması mümkündür. Ama her şeyi teknik vasıtalarla çözmek, örneğin sinyal bloklayıcılarla okulda iletişimi kesmek doğru bir yaklaşım değildir”.
Öğretmen kendisi ders sırasında telefon kullanıyorsa, öğrenciden dijital disiplin talep etmek zorlaşır:
“Burada öğretmen ve velinin de sorumluluğu var. Okul kural koyuyorsa, onu tüm taraflar için aynı prensiple uygulamalıdır. Öğretmen kendisi ders sırasında telefon kullanıyorsa, öğrenciden dijital disiplin talep etmek zorlaşır. Veli de bilmelidir ki, ders saatinde çocuğuyla iletişim kurmak için okulun belirlediği alternatif bir kanal olmalıdır.
Biz eğitim sürecinin bir parçası olarak, çocuğa sadece “telefonu kenara koy” demekle yetinmemeliyiz. Dijital davranış, sosyal ağda sorumluluk, başkasının görüntüsünü izinsiz paylaşmamak ve teknolojiden amaçlı kullanım da okul eğitiminin bir parçasına dönüşmelidir. Veliler de, öğretmenler de anlamalıdır ki, amaç telefonu öğrenciden almak değildir. Amaç ders sırasında onun dikkatini korumak, okulda sağlıklı bir eğitim ortamı yaratmak ve aynı zamanda çocuğa kendi dijital davranışını yönetmeyi öğretmektir”.