İran İslam Cumhuriyeti Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanı Hüseyin Simayi-Sərraf, dün Azerbaycan'ın eğitim meseleleriyle ilgili bir açıklama yaptı.
Bunun üzerine Azerbaycan Cumhuriyeti Bilim ve Eğitim Bakanlığı bir açıklama yayınlayarak, bunun Azerbaycan'ın iç işlerine müdahale girişiminden başka bir şey olmadığını belirtti.
AzEdu.az'a konuyla ilgili açıklama yapan Azerbaycan Genç Bilim Adamları, Doktora ve Yüksek Lisans Öğrencileri Derneği Başkanı, felsefe doktoru İlgar Orucov, kıyafet formunun eğitime engel olduğunu iddia etmenin, eğitim yönetiminin temel prensiplerinden tamamen uzak bir yaklaşım olduğunu kaydetti:
"İran Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanı Hüseyin Simayi Sərraf'ın Azerbaycan'da uygulanan tek tip okul kıyafeti standartlarına karşı çıkması ve eğitim hakkı iddiasıyla Azerbaycanlı kızları kendi üniversitelerine davet etmesi, uluslararası hukukun temel prensipleri, egemenlik ve devletlerin birbirlerinin iç işlerine karışmaması prensipleri açısından kabul edilemezdir.
Bu çağrıya karşı Azerbaycan Cumhuriyeti Bilim ve Eğitim Bakanlığı'nın yayınladığı resmi açıklama, devletin iç eğitim politikasının egemen dokunulmazlığını ve bağımsız yönetim iradesini kesin bir şekilde ortaya koymaktadır. Bakanlığın belirttiği gibi, yabancı bir devlet yetkilisi tarafından dile getirilen bu iddialar tamamen yersiz olmakla birlikte, Azerbaycan'ın iç işlerine ve milli eğitim stratejisine müdahale girişiminden başka bir şey değildir. Modern hukuki düzlemde hiçbir dış ülkeye, keza hiçbir özneye ülkemizin iç mevzuatına, o cümleden genel eğitim kurumlarının disiplin kurallarına müdahale etmeye izin verilmez ve bu tür yersiz ve hukuka aykırı baskı eğilimlerinin önüne devletimiz tarafından kesinlikle geçilir.
Azerbaycan Cumhuriyeti'nin genel eğitim mevzuatına göre, tek tip okul kıyafeti, öğrencilerin sosyo-ekonomik farklılıklarını sınıf ortamında eşitleyen, pedagojik disiplini güçlendiren ve eğitim sisteminde demokratik dengeyi koruyan laik bir düzenleme mekanizmasıdır. Bu kurallar, çocukların fiziksel-psikolojik gelişim yasaları ve eğitim ortamının sağlık standartları dikkate alınarak, devletin resmi organları tarafından belirlenir. Kıyafet formunun eğitime engel olduğunu iddia etmek, eğitim yönetiminin temel prensiplerinden tamamen uzak bir yaklaşımdır. Aksine, Azerbaycan devleti her bir vatandaşın, özellikle de kızların kaliteli, laik ve güvenli eğitim almasını sağlar, ülkede akademik bağımsızlığı ve cinsiyet eşitliğini insan sermayesi stratejisinin temeli olarak korur.
Diğer yandan, yabancı devlet yetkilisinin Azerbaycan'daki laik eğitim prensiplerini hedef alması hukuki açıdan derin çelişkiler doğurur. Resmi açıklamada adil bir şekilde vurgulandığı gibi, İran nüfusunun yaklaşık 40 milyonunu köklü etnik Azerbaycanlılar oluşturmasına rağmen, bu büyük kitle on yıllardır kendi ana dillerinde temel ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim alma hakkından tamamen mahrum bırakılmıştır. Kendi sınırları içinde milyonlarca insanın temel ana dili ve eğitim haklarını sağlamayan, uluslararası insani sözleşmelerin gereklerini yerine getirmeyen bir sistemin yetkilisinin, bağımsız, laik ve her bireyin eğitim hakkını garanti altına alan Azerbaycan devletine karşı böyle bir iddia ileri sürmesi, ülkemizin iç işlerine karışma girişimi ve siyasi manipülasyondur.
İnanıyorum ki, eğitim sisteminin ve genel toplumun karşılaştığı modern zorluklar karşısında Azerbaycan, laik eğitim modelini, milli değerler sistemini ve okul içi disiplin kurallarının üstünlüğünü korumaya devam edecektir. Üniversitelerimizde uluslararası iç rekabet ortamının geliştiği ve küresel eğitim standartlarının uygulandığı bir dönemde, bu tür dış, hukuka aykırı ve taraflı beyanatların ülke kamuoyu ve veli toplulukları tarafından da kesinlikle reddedilmesi, ülkedeki eğitim sistemine olan kamu güveninin açık bir göstergesidir. Eğitim yönetiminde uygulanan her kural devletin egemen hakkıdır ve bu model genç neslin hem entelektüel gelişimine, hem de laik, hoşgörülü ve rekabetçi bireyler olarak yetişmesine hizmet eder."