Son zamanlarda ebeveynlerin çocukların eğitime yaklaşımı üzerindeki etkisiyle ilgili sıkça şöyle bir görüş dile getiriliyor: “Çocuğun derse hevesini en çok ebeveyn öldürür”. Bazen yüksek sonuç beklentisi, sürekli kontrol ve derslerle ilgili baskı, çocuğun öğrenmeye olan ilgisini artırmak yerine, onu dersten uzaklaştırabilir.
Peki, ebeveynlerin yaklaşımı çocuğun derse hevesini nasıl etkiliyor? Çocuğun eğitime olan ilgisini kaybetmesinde ailenin rolü ne kadar ve ebeveynler bu ilgiyi korumak, hatta artırmak için nasıl davranmalıdırlar?
AzEdu.az’a konuyla ilgili konuşan Füzuli ilçesi Karabağ köy tam ortaokulunun Azerbaycan dili ve edebiyatı öğretmeni, müdür, “Yılın genç öğretmeni” Alihüseyn Yakubov kaydetti ki, çocuğun eğitime olan ilgisini ebeveyn zedeleyebilir, bu bir gerçektir:
“Çocuğun derse hevesini en çok ebeveyn öldürür?” sorusunun cevabı tek anlamlı değildir. Ancak çoğu durumda bu fikirle hemfikir olmak mümkündür. Çünkü bazen ebeveynler kendi işlerine o kadar zaman ayırırlar ki, çocuklarının kaderi ve eğitimi arka planda kalır, onların dersleriyle ilgilenmeye yeterince dikkat göstermezler. Biz zaman zaman böyle durumların şahidi oluyoruz.
Aslında, çocuğun eğitiminde ebeveynin rolü çok büyüktür. Hatta derdim ki, dünyada “eğitim üçgeni” denilen bir kavram var: ebeveyn, öğrenci ve öğretmen. Bu üçgende belki de en önemli figür ebeveyndir.
16 yıllık pedagojik tecrübeme dayanarak diyebilirim ki, öğretmen, elbette, çok önemlidir. Öğretmenin bilgi ve becerileri yeterli olmadığında, öğrenciye bir şeyler öğretmek ve onun öğrenmesine yardım etmek zorlaşır. Ancak gözlemlerim gösteriyor ki, ebeveyninin daha çok ilgi gösterdiği, desteklediği ve heveslendirdiği çocuklarla daha büyük başarılar elde etmek mümkündür.
Bu yüzden ebeveynin çocuğun eğitime olan ilgisini zedeleyebilmesi bir gerçektir. Örneğin, bazen çocuğunu okula göndermek istemeyen ebeveynlerle de karşılaşıyoruz. Bu meselede ailenin yaklaşımı özel önem taşır. Babalar, genellikle, işte oldukları için eve daha çok günün ikinci yarısında dönerler. Böylece, çocuğun günlük eğitimiyle ilgili süreçte annenin katılımı daha çok olabilir. Annenin çocuğunun eğitimine ilgi göstermesi, bu alana önem vermesi ve dünya görüşünün geniş olması çocuğun gelişimine olumlu etki eder”.
Eğitimli, dünya görüşlü annenin daha bilgili ve becerikli evlat yetiştirmesi kanıtlanmış bir gerçektir:
“Özellikle, çevremizde kadınların eğitime ilgisi okulun faaliyetine ciddi etki gösterir. Örneğin, okulda daha çok öne çıkan öğrencilerin anneleri, genellikle, eğitime daha çok ilgi gösterir veya kendileri de okulda çalışırlar. Yani eğitimli, dünya görüşlü annenin daha bilgili ve becerikli evlat yetiştirmesi kanıtlanmış bir gerçektir.
Bu bakımdan, ebeveyn evladının derse hevesini azaltabilir mi? Evet, azaltabilir. Bu yüzden ebeveynler bu mesele üzerinde ciddi düşünmelidirler. Artık Sovyet zihniyetinden de belirli ölçüde uzaklaşmak lazımdır. Bazen ebeveynler tüm sorumluluğu okulun üzerine koyarlar. Halbuki öğrenci okulda sadece 4-5 saat, üst sınıflarda ise en iyi ihtimalle 6 saat olur. Günün kalan kısmını evde, ebeveyninin yanında geçirir. Buna göre de ev ödevlerine ve diğer öğretim meselelerine evde de ciddi yaklaşılmalıdır. Tabii ki, üst sınıflarda okuyan, artık bağımsız düşünmeyi ve öğrenmeyi başaran bazı öğrencilerin ebeveyn desteğine ihtiyacı daha az olur.
Ebeveyn çocuğun eğitimi için uygun ortam yaratmadığında ise öğrenci zorluk çekebilir, derse ilgisini ve motivasyonunu kaybedebilir. Bazen bu meselede ailenin maddi durumu da rol oynar. Şöyle ki, çocuklara ek ders materyalleri, testler lazım olur, onlar çeşitli çevrimiçi platformlardan faydalanırlar. Bunların temin edilmesi ise belirli ölçüde ebeveynin desteğine bağlıdır.
Örneğin, okulumuzda öğrencilerin dünya görüşünü artırmak amacıyla çeşitli geziler düzenliyoruz. Ancak bazen ebeveynler bu girişimlere kayıtsız yaklaşırlar. Halbuki bu geziler gönüllü esaslarla düzenlenir ve cüzi maliyet gerektirir. Bu masrafların karşılanmasında da ebeveynlerin desteği önemlidir”.