Modern çağda birçok genç, daha iyi kariyer fırsatları elde etmek için yurt dışında eğitimi tercih etmektedir. Küreselleşen dünyada uluslararası eğitim almak cazip görünse de, bu seçim her zaman başarı vaat etmez.
Bu bağlamda merak uyandıran temel soru şudur: yurt dışında eğitim her zaman başarılı bir kariyer sağlar mı, yoksa bazı durumlarda yerel eğitimle de aynı, hatta daha iyi sonuç elde etmek mümkün müdür?
Konuyla ilgili AzEdu.az'a felsefe doktoru, Azerbaycan Genç Bilim İnsanı, Doktora ve Yüksek Lisans Öğrencileri Derneği Başkanı İlgar Orucov açıklama yaptı.
O, Batı üniversitelerinde eğitimin öğrenciye taklit eden değil, yaratan uzman zihniyeti aşıladığını belirtti:
"Öncelikle yurt dışında eğitimin kariyer gelişimine etkisini birkaç bağlamda analiz edelim. Meseleye insan sermayesi teorisi ve modern işgücü piyasması prizmasından yaklaştığımızda tablo daha net görünür. Yurt dışında eğitimin kariyer gelişimine etkisini belirleyen temel stratejik avantajlara değinilebilir.
Yeterince ciddi uluslararası akreditasyonlara sahip üniversiteler, ayrıca uluslararası sıralama tablolarında önde gelen top üniversiteler öğrenciye küresel şirketlerin “dilinde” konuşmayı öğretir. İşgücü piyasasının yüksek taleplerine cevap vermek, şirketlerin beklentilerine uygun düşünmek ve çalışmak becerisi oluşturur. Bu ise sadece teknik bilgilerle sınırlı kalmaz, daha çok iş süreçlerinin uluslararası standartlara uygun şekilde yönetilmesi becerisini kapsar.
Diğer yandan, küresel şirketler için bu, sadece yabancı dil bilmek veya prestijli üniversitelerde okuyup fark yaratmak değil, aynı zamanda farklı zihniyetlere sahip takımlarda iletişim kurmak, süreçleri yönetmek ve ortak dil bulmak becerisidir. Yurt dışında eğitim bu yetkinliği yapay bir şekilde değil, daha çok doğal yolla oluşturur. Aynı zamanda, özellikle Batı üniversitelerinde eğitim sadece ders dinlemek değil, laboratuvarlarda gerçek projelerin bir parçası olmaktır. Bu ise öğrenciye taklit eden değil, yaratan uzman zihniyeti aşılar."
Özellikle hukuk gibi uzmanlık alanlarında birçok durumda Azerbaycan üniversitesinde okumak daha uygun fırsatlar vaat edebilir:
"Avantajlar, tabii ki, her ülkede aynı derecede etkili değildir. Örneğin, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, İsviçre gibi ülkelerde disiplinlerarası, çoklu, inter ve transdisipliner yaklaşımlar üzerine kurulan eğitim sanayi ile doğrudan entegre olduğu için yerel eğitimden keskin bir şekilde üstün olabilir. Burada temel avantajlardan biri de geniş deneyim imkanlarıdır. Konu özellikle mühendislik ve teknolojik uzmanlık alanlarından bahsediliyor.
Ama beşeri ve sosyal bilimlerde durum biraz farklıdır. Bu alanda yurt dışında eğitim daha çok analitik düşünme ve eleştirel yaklaşım üzerine kuruludur. Ancak bu uzmanlık sahipleri için yerel pazarda kariyer kurmak açısından yerel bağlamı bilmek bazen daha kritik bir rol oynar. Bu anlamda, özellikle hukuk gibi uzmanlık alanlarında birçok durumda Azerbaycan üniversitesinde okumak daha uygun fırsatlar da vaat edebilir. Çünkü öğrenci yerel mevzuatı daha derinden benimser ve aynı zamanda onun taleplerine uygun şekilde daha önemli bir kadro olarak kendini gerçekleştirebilir.
Diyelim ki, işletme, ekonomi, finans uzmanlıkları üzerine Londra, New York veya Singapur gibi finans merkezlerinde eğitim almak, o pazara en yakın noktada olma şansı verir. Burada üniversitenin adı bile işe alım sürecinde belirleyici rol oynar."
Yurt dışında eğitim her zaman avantaj yaratmaz, bu, daha çok insan sermayesinin nasıl oluştuğundan ve işgücü piyasasının taleplerine ne ölçüde uyum sağladığından ibarettir:
"Yurt dışında eğitim her zaman avantaj sağlamaz. Bu avantajı belirleyen faktörler arasında yerel üniversitelerin ve yerel eğitimin daha etkili olabileceği noktaları göz önüne alırsak, burada denklik ve hukuki engeller ön plana çıkar. Örneğin, tıp, hukuk ve mimarlık gibi lisans gerektiren alanlarda yabancı diplomanın yerel mevzuatla uyumlaştırılması bazen kariyeri yavaşlatabilir.
Aynı zamanda, birçok yerel sanayi alanında işe alım kişisel tavsiyeler veya üniversitelerin yerel şirketlerle doğrudan işbirliği üzerine kuruludur. Yurt dışından dönen genç ise bu kapalı ekosisteme girmekte zorluk çekebilir. Ayrıca, aşırı uzmanlaşma da bazen sorun yaratır. Bazı durumlarda yurt dışında elde edilen çok dar veya yüksek teknoloji uzmanlığına uygun yerel pazarda ilgili iş yeri veya altyapı bulunmaz. Bu durumda uzman iş bulmak için mecburen yurt dışına yönelmek durumunda kalır.
Genel olarak, ben sonuç sağlayan faktörler üzerinde de düşünmenin önemli olduğunu ve bu noktalara dikkat edilirse daha profesyonel ve gerekçeli bir fikir oluşturulabileceğini düşünüyorum. Bazen sadece teori değil, pazara ne kadar yakın olmak da çok önemlidir. Üniversitenin sanayi ile ilişkisi meselesi burada kendini özellikle gösterir."
Öğrenci yurt dışında sadece derslerle yetinirse, sosyalleşmezse, diploması yerel diplomadan pek de farklı olmayacaktır:
"Diğer yandan, diplomanın arkasında 'ben filan üniversiteyi bitirdim' demekle yetinmeyip, yurt dışında eğitim aldığı dönemde öğrencinin iş deneyimi toplaması da çok önemlidir. Öğrencinin yurt dışında kazandığı bilgileri yerel pazara nasıl adapte edeceğini önceden planlaması da önemlidir.
Bu anlamda, aslında ben yurt dışında eğitimin taraftarıyım, ama düşünüyorum ki, öğrenci yurt dışında sadece derslerle yetinirse, sosyalleşmezse, diploması yerel diplomadan pek de farklı olmayacaktır. Ancak konu şundan ibaret ki, biz top üniversitelerden bahsediyorsak, tabii ki, kesinlikle o fikirdeyim ve her zaman da olmuşum ki, top üniversitede eğitim almak kariyer için büyük fırsatlar yaratmak demektir, yani kariyer için önceden yapılmış bir yatırımdır.
Bu anlamda yine de belirtmek isterim ki, hangi yabancı üniversitede ve nerede okumak çok önemlidir. Gençler ülke ve uzmanlık seçimine ciddi yaklaşmalıdırlar. Örneğin, Gürcistan'da ve Ukrayna'da akreditasyonu olmayan üniversiteler var. Böyle yerlerde okuyup sonra 'diploma getirdim' demek yeterli değildir. Eğer o diploma ülkede tanınmıyorsa, bu eğitim sayılmaz. Konu ciddi eğitimden bahsediyorsa, tabii ki, yurt dışında eğitimin kesinlikle avantajları vardır ve bu inkar edilemez."