AzEdu.az Eğitim Portalı, bu girişimin ortaya çıkış nedenleri, uygulamanın öğrencilere faydası ve genel olarak öğretim sürecine etkisi hakkında öğretmenle sohbet etti.
Babek Rzazade 10 yıldır pedagojik faaliyet göstermektedir. 2013 yılında Lenkeran Devlet Üniversitesi'nden mezun olmuş, daha sonra 2016-2018 yıllarında Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi'nde (UNEC) İngilizce muhasebe alanında yüksek lisans eğitimi almıştır.
İlk 2 yıl Lerik bölgesinde çalışan Babek öğretmen, daha sonra bir yıl Şahbuz köyünde faaliyet göstermiştir. Halen 8 yıldır Astara şehir 1 numaralı okulda İngilizce öğretmeni olarak çalışmaktadır. Aynı zamanda "Fulbright" programı kapsamında ABD'de eğitim alma imkanı kazanarak Montana Üniversitesi'nde de eğitim almıştır.
- Babek öğretmen, hazırladığınız mobil uygulama hakkında bilgi vermenizi rica ederiz. Bu projenin temel amacı neydi ve öğrencilerin İngilizce becerilerinin gelişimine somut olarak hangi katkıları sağlıyordu?

- Bu proje, Eğitimde Gelişim ve İnovasyonlar Hibe Yarışması kapsamında kazandığım ilk projelerden biriydi. Platform hem Android hem de iOS cihazlarda çalışıyordu. Projenin temel fikri pandemi döneminde oluştu. Karantina nedeniyle öğrencilerin okuldan uzak kalması, İngilizce öz gelişimleri için erişilebilir ve ücretsiz bir kaynağa ihtiyaç doğurmuştu.
Platformda öğrenciler için okuma-anlama ve dinleme-anlama becerilerini geliştiren testler yerleştirilmişti. Kullanıcı metni okuyor, soruları cevaplandırıyor veya dinleme materyallerini dinleyerek görevleri yerine getiriyordu. Sonuçlar ise anında sistem tarafından gösteriliyordu.
Projenin temel hedef grubu 9, 10 ve 11. sınıf öğrencileriydi. O dönemde kaynakların sınırlı olması nedeniyle bu platform, onların sınav hazırlığında önemli bir destek rolü oynadı.
- Yaklaşık kaç kişi bu platformu kullandı?
- Kesin rakamı söylemek zor, ancak hatırladığım kadarıyla yaklaşık 9 bin kullanıcı kayıt olmuştu.
- Proje hazırlarken temel zorluklar nelerdi ve bu süreci nasıl yönettiniz?

- Bu benim ilk hibe projemdi ve oldukça zorlu bir süreç oldu. Üstelik proje pandemi dönemine denk geliyordu. Hem platformun hazırlanması hem de proje kapsamında raporların yazılması büyük sorumluluk gerektiriyordu.
Tüm içeriği kendim hazırladım.
Üç ay boyunca aralıksız çalışarak 75 metin ve her biri için 8 soru (açık ve kapalı) hazırladım. Buna ek olarak, 75 dinleme metni yazıp kendim seslendirdim ve her biri için ayrı ayrı sorular oluşturdum. Daha sonra bu materyalleri programcıya sunarak platform haline getirdik.
Bu süreç çok zahmetli ve yorucu olsa da, kullanıcıların olumlu geri bildirimlerini gördükten sonra tüm zahmetin buna değdiğini anladım.
- Bölgelerde internetin zayıf olması uygulamanın kullanımını etkiliyor muydu?

- Bu konuyu önceden dikkate almıştık. Platformun üstün yönlerinden biri, kullanıcının onu bir kez indirdikten sonra internete ihtiyaç duymamasıydı. Yani öğrenciler, zayıf internet olan bölgelerde bile rahatlıkla kullanabiliyorlardı.
- Şu anda üzerinde çalıştığınız veya planladığınız projeler var mı?

- Şu anda “Smart English” adlı proje üzerinde çalışıyorum. Bu proje platformu üzerinden yürütülmektedir. Yaklaşık 6 aydır okulumuzda seçilmiş 20 öğrenciyle bu program aracılığıyla interaktif bir şekilde İngilizce öğreniyoruz.
Öğrenciler "premium" versiyonu kullanarak bağımsız bir şekilde dil becerilerini geliştiriyorlar. Hatta bu proje kapsamında “Duolingo gecesi” adlı bir etkinlik de düzenledik. Bu proje, önceki uygulamanın daha gelişmiş bir devamı olarak kabul edilebilir. Buna ek olarak, geçen yıl ekoloji konusunda “EcoProfess” adlı eğitim projesini de başarıyla hayata geçirdim.
- Mobil uygulama fikri kişisel bir girişim miydi, yoksa öğrencilerle birlikte mi şekillendi?
- Fikir esasen kişisel deneyimimden doğdu. Köy okulunda çalıştığım dönemde kaynak eksikliğini açıkça görüyordum. Öğrencilerin imkanları sınırlıydı ve ek materyallere erişim zordu.
Öncelikle kendim çeşitli materyaller hazırlayıp öğrencilere veriyordum. Sonradan bu fikri daha geniş bir platforma dönüştürmeye karar verdim. Bir öğretmen arkadaşım da bu fikri hibe projesine dönüştürmemde bana destek oldu.
- İngilizce öğretmeni olarak sertifikasyon sınavına katıldınız. Sonucunuz nasıl oldu ve genel olarak bu sınav sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Evet, sertifikasyon sınavına katıldım. Test aşamasından 58, mülakattan 40 puan - toplamda 98 puan aldım. Sertifikasyonu çok yüksek değerlendiriyorum. Bu süreç, öğretmenlerin kendilerini geliştirmeleri için ciddi bir motivasyon sağlıyor. Doğru, sadece puan her şeyi belirlemez, ama öğretmenin genel hazırlık seviyesini ortaya koyan önemli bir göstergedir.
- Bölgelerde öğrencilerin İngilizce hazırlık seviyesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Genel olarak önceki yıllara göre bir gelişme var. Kaynaklar artık daha erişilebilir. Ama yine de eksiklikler kalıyor. Temel sorunlardan biri, bazı öğretmenlerin yenilikçi yaklaşımlara tam açık olmamasıdır. Buna ek olarak, derslerin çoğu zaman Azerbaycan dilinde yapılması öğrencilerin konuşma becerisini zayıflatıyor.
İngilizce öğrenmek için konuşmanın (speaking) mutlak olduğunu düşünüyorum. Bu yönde daha fazla çalışma yapılmalıdır. Genel değerlendirme olarak seviyeyi orta olarak kabul ediyorum.
- Bu yıl öğrencileriniz arasında yüksek sonuç gösterenler oldu mu?
- Evet, yüksek sonuç gösteren öğrencilerimiz var. 90 puan alan, ayrıca 70+ ve 60+ sonuç gösteren öğrenciler oldu. Ama aynı zamanda zayıf sonuç gösterenler de var. Bu, bölge okulları için normaldir, çünkü sınıflarda farklı seviyelerde öğrenciler bulunur.
- Gelecek plan ve hedefleriniz nelerdir?
- Temel amacım, öğrencilerin İngilizceyi sadece sınav için değil, gerçek bir iletişim aracı olarak öğrenmesidir. Onların dünyaya açık, kendine güvenli ve girişimci bireyler olarak yetişmesini istiyorum.
Aynı zamanda öğrencilerde liderlik, eleştirel düşünme, takım çalışması ve sosyal sorumluluk gibi becerilerin gelişimini önemli buluyorum. Arzum şudur ki, gelecekte öğrencilerimin başarılarını gördüğümde, onların gelişiminde benim de az da olsa payımın olduğunu hissedeyim.