Azedu.az

Düşük puan alan öğrenciler için önemli TAVSİYELER

Haberler

4 Mayıs 2026, 09:24
Düşük puan alan öğrenciler için önemli TAVSİYELER

Öğrencilerin mezuniyet sınavı sonuçları açıklandı. Sınavlarda yüksek başarı gösteren öğrencilerin başarıları ve röportajları neredeyse tüm sosyal medyada yayıldı, herkes onları tebrik ediyor ve sevinçlerine ortak oluyor.

Ancak yıllarca hazırlıklara giden, ailesi tarafından sert bir rejimde okumaya yönlendirilen ve buna rağmen iyi bir sonuç elde edemeyen öğrenciler de var. Diğerlerinin başarısı onları kendi başarısızlıklarıyla daha çok yüz yüze bırakıyor. Onları daha büyük bir kabul sınavının beklediğini düşünürsek, bu durum daha da zorlaşıyor.

Merak ediliyor, böyle durumlarda bu öğrenciler ne yapmalı? Ebeveynler çocuklarıyla nasıl iletişim kurmalı ve onlara nasıl destek olmalı?

AzEdu.az'a konuyla ilgili açıklama yapan psikolog Gülnar Orucova, her ebeveynin çocuğunu başarıları ve başarısızlıklarıyla birlikte kabul etmesi, onu her haliyle sevmesi gerektiğini belirtti:

“Biz her zaman diyoruz ki, sınav öncesi mutlaka çocuklarınıza destek olun. Eğer siz bu desteği veremiyorsanız, mutlaka psikologdan yardım alın. Psikolog desteği alan adaylar sınavlarda daha başarılı olabilirler. Hatta bu desteği en son anda bile almak mümkündür. Bir kez bile olsa çocuğunuzu psikoloğun yanına götürmeniz tavsiye edilir.

Aslında, okullarda psikologların faaliyeti yeterli düzeyde olsa, buna ihtiyaç kalmazdı. Ama mevcut durum böyle değil. Genellikle, ülkemizde ebeveynlerin büyük çoğunluğu sık sık kendi çocuklarını başkalarının çocuklarıyla karşılaştırır. Örneğin, “falanca bu kadar puan topladı, sen neden toplayamadın?” gibi ifadelerle komşu veya akraba çocukları örnek gösterilir.

Karşılaştırmak çok zararlı bir davranıştır. Bu, çocuğun kişiliğini alçaltır, kendine güvenini azaltır. Eğer ebeveyn çocuğunu bu tür eleştiriyor, onun yeteneğini yetersiz sayıyorsa, bu, sonraki sınavlara da olumsuz etki eder. Çocuk hevesini kaybeder, motivasyonu azalır ve sonuç olarak gelecekteki sınavlarda daha düşük sonuç gösterme olasılığı artar.

Genel olarak, bir psikolog olarak düşünüyorum ki, hayat 120 sorudan ve 3 saatlik zamandan ibaret değildir. Bu yüzden çocuklarımızın bu sorulara doğru cevap verememesi onların cahil olduğu anlamına gelmez. Sadece belirli bir konuyu yeterince öğrenmemiş olabilirler.

Bu tür durumlar normaldir. Ama biz çocuklarımızı inciterek, alçaltarak veya hakaret ederek durumu daha da ağırlaştırıyoruz ve sonuçları düşürüyoruz. Bu yüzden ebeveynler, adaylara daima destek olmaya çalışmalıdır. Eğer sonuç düşükse, doğal olarak motivasyon da azalır ve böyle durumlarda psikoloğa başvurmak doğru bir adım olurdu.

Sonuç yüksek de olabilir, düşük de. Çocuğunuz üniversiteye kabul olabilir de, olmayabilir de. Ama tüm durumlarda onu alçaltmak olmaz. Hiçbir zaman onun kişiliğine, benliğine ve gururuna dokunan sözler kullanmayın.

Unutmamak gerekir ki, üniversite diploması sadece bir belgedir. Bu belge gelecekte otomatik olarak birine doktor, avukat veya başka bir görev kazandırmaz, sadece yükseköğrenim aldığını gösterir.

Çevremize bakarsak görürüz ki, yükseköğrenimi olmadan da başarı kazanan yeterince insan var. Bu ise şunu gösterir ki, başarı her zaman sadece yükseköğrenime bağlı değildir. Başarı daha çok insanın kendini nasıl geliştirdiğinden ve sahip olduğu yeteneklerden bağlıdır".

TƏCİLİ! Ölkədə genişmiqyaslı əməliyyat keçirildi: Saxlananlar var
Son HaberlerDaha fazla