Sık sık çocuklar arasında gıda zehirlenmesi vakalarının meydana geldiğine şahit oluyoruz. Birçok durumda ebeveynler ilk aşamada bunun zehirlenme olduğunu anlamazlar.
Merak ediliyor, gıda zehirlenmesinin ilk belirtileri nelerdir? Ebeveynler böyle durumlarda ilk olarak ne yapmalıdırlar?
AzEdu.az'a konuyla ilgili çocuk doktoru Şelale Poluhova açıklama yaptı.
Mülakatçımız, erken aşamada problemi idrak etmek ve zamanında tanımak çok önemlidir, diye belirtti:
"Gıda zehirlenmesinden bahsediyorsak, burada klinik belirtilerin hızla başladığını göz önünde bulundurmak gerekir. Yani o yemeği yedikten birkaç saat sonra belirtiler kendini gösterir ve çocukta ağırlaşma gözlemlenebilir. Gittikçe belirli semptomlar ortaya çıkar.
En sık rastladığımız ilk semptom öncelikle kusmadır. Çocuğun midesi bulanır ve kusma başlar, kusmalar tekrarlayan şekilde meydana gelir. Kusmaya ek olarak, çocuk karın ağrısından, özellikle mide bölgesindeki ağrıdan şikayet eder ve bu, mide bulantısıyla birlikte seyreder. Büyük çocuklarda daha çok spazm tipi, spastik ağrılar gözlemlenir.
Vücut ısısı bazı durumlarda yükselebilir, ancak bu spesifik bir belirti değildir, yani her zaman yükselmeyebilir. Çocukta genel halsizlik, iştahsızlık ve baş ağrısı da görülür. Çok sayıda kusmaya bağlı olarak dehidratasyon (susuzluk) belirtileri gelişebilir. Süreç bağırsaklara geçtiğinde ise ishal gözlemlenir.
Eğer bu semptomlar gıdanın alımından 1-2 saat sonra başlıyorsa, bu daha çok gıdanın toksinlerle zehirlenmesiyle ilgili olur. Eğer belirtiler 8 saatten 24 saate kadar bir sürede başlıyorsa, bu durumda daha çok bakteriyel enfeksiyonlardan kaynaklanan kusma ve ishal ihtimali bulunur".
Ebeveyn ilk olarak ne yapmalıdır?
"Öncelikle paniğe gerek yoktur. Bu durumların çoğunun genellikle birkaç gün içinde geçtiğini göz önünde bulundurmak gerekir. Asıl mesele doğru ve önemli adımları zamanında atmaktır.
Çocukta susuzluğun önüne geçmeliyiz. Herhangi bir virüs enfeksiyonunda, ateşli durumlarda, virüse bağlı kusmalarda ve aynı zamanda zehirlenmelerde kusma meydana gelmişse, vücut su kaybeder. Bu nedenle susuzluğun önüne geçmek çok önemlidir. Çocuğa azar azar, sık sık su ve sıvı verilmelidir. Ağızdan verilen rehidratasyon çözeltileri kullanılabilir. Bu çözeltiler kusmanın bir miktar hafiflemesine ve kaybedilen sıvının geri kazanılmasına yardımcı olur. Her 5-10 dakikada bir 1 çay kaşığı miktarında sıvı verilmesi tavsiye edilir.
Yemeğe hemen acele etmemek gerekir. Örneğin, çocuk 5 kez kusmuşsa, onu hemen beslemek doğru değildir. Diyelim ki, öğle saatlerinde çocuk yemek yememiş, bu nedenle hemen beslemeye acele etmeye gerek yoktur. İlk saatlerde zorla besleme kusmayı artırabilir.
Kusma sırasında asıl önemli olan sıvı alımıdır. Eğer çocuk sürekli kusuyorsa, onu susuz durumda evde tutmamak gerekir ve derhal acil yardım çağrılmalı veya acil servis bölümüne başvurulmalıdır. Kusma azaldıktan, ilk müdahale yapıldıktan ve çocuğun durumu stabilize olduktan sonra, yani artık kusmuyorsa, hafif gıdalarla başlanabilir.
Hafif gıdalar derken, yağlı, çok baharatlı ve şekerli gıdalardan bahsedilemez. Daha uygun gıdalar suda haşlanmış pirinç, patates püresi, biraz muz gibi ürünlerdir. Bu durumlarda diyete uymak çok önemlidir.
Bazen ebeveynler başkasının tecrübesine dayanarak, örneğin, "komşunun çocuğunda böyle olmuştu" diyerek antibiyotik vermeye çalışırlar. Maalesef, bu tavsiye kesinlikle önerilmez. Çocuklarda ishal varsa, ishali durduran çeşitli preparatların verilmesi de doğru değildir. Ateş yüksekse, yaşa uygun ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir, ancak doktor tavsiyesi olmadan ilaç kullanımı tehlikelidir.
Eğer çocuğun şiddetli karın ağrısı varsa ve ağrıdan duramıyorsa, çocuk 6 aydan küçükse (bebekse), çocuk sürekli ve çok sayıda kusuyorsa, kusmadan sonra susuzluk belirtileri gözlemleniyorsa (gözyaşının olmaması, ağız ve dudakların kuruluğu, derinin kuruması), çocukta ishal, özellikle kanlı ishal varsa, ateş çok yüksekse ve çocuk genellikle halsiz, bitkin ve uykuya eğilimliyse, çocuğu evde tutmamak gerekir. Hatta hafta sonu olsa ve doktor çalışmasa bile, beklemek doğru değildir. Bu durumda derhal acil servise götürmek veya eve acil yardım çağırmak gerekir".