Geçtiğimiz gün bilim ve eğitim bakanı Emin Emrullayev, değerlendirme sisteminde köklü değişikliklere ihtiyaç olduğunu belirtti.
Belirtelim ki, bu günlerde “Abituriyent” dergisinin 12. sayısı da yayımlandı. Dergide yayımlanan bilimsel-istatistiksel verilere göre, geçtiğimiz yıl okulu pekiyi derecelerle bitiren 513 öğrenci kabul sınavında 0-200 puan aralığında sonuç gösterdi. Bu durum toplumda okullarda yapılan değerlendirmenin objektifliği ile ilgili geniş tartışmalara neden oldu.
Peki, bilim ve eğitim bakanının da vurguladığı gibi, mevcut değerlendirme sisteminde hangi değişiklikler yapılmalıdır? Şu anda en büyük sorun hangi değerlendirme yaklaşımıdır?
AEdu.az'a konuyla ilgili açıklama yapan "Yılın Genç Öğretmeni" yarışmasının galibi, Azerbaycan dili ve edebiyatı öğretmeni Alihüseyn Yakubov, bazen eğitimli insanları bile şişirilmiş fiyatların öğrencinin geleceğine hiçbir fayda sağlamadığına inandırmanın mümkün olmadığını belirtti.
“Bu mesele daima güncelliğini koruyan konulardandır. Eskiden bazı durumlarda öğretmenler yakınlarının veya görevli kişilerin çocuklarına yüksek notlar verirlerdi. Artık o dönem geride kaldı ve öğretmenler daha objektif değerlendirme yapmaya çalışıyorlar.
Bununla birlikte, değerlendirme ile ilgili belirli sorunlar hala devam etmektedir. Devlet Sınav Merkezi'nin açıkladığı istatistikler de bunu doğrulamaktadır.
Bu durumların önüne geçmek için öğretmenler öncelikle hesap verebilir olmalıdırlar. Şu anda Bilim ve Eğitim Bakanlığı ve bölgesel eğitim idareleri tarafından mezuniyet sınavlarının sonuçları okullar ve öğretmenler bazında ayrıca analiz edilmekte, öğretmenlerle önleyici görüşmeler yapılmaktadır ki gelecekte bu tür durumların önüne geçilsin.
Buna rağmen, zaman zaman yine de bu tür durumlarla karşılaşıyoruz. Hatta bazı nadir durumlarda eğitimli insanları bile şişirilmiş notların öğrencinin hayatında hiçbir rolü olmadığına inandıramıyoruz".
Şişirilmiş notlar veren öğretmenlere ceza tedbirleri uygulanmalıdır:
“Yanlış değerlendirme bazen insanların hayatını olumsuz etkiler. Özellikle eğitim seviyesi düşük olan ailelerde veli, çocuğuna verilen yüksek nota güvenir, öğrenci de konfor alanından çıkmak istemez ve o notun onun gerçek bilgisini yansıttığını düşünür. Zaman geçtikçe ise öğretmenlerin objektif değerlendirme yapmadığı ve öğrencinin beklenen sonucu elde edemediği ortaya çıkar.
Bu nedenle mevcut hesap verebilirlik mekanizmasının daha da güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer öğretmen sistematik olarak şişirilmiş notlar verdiyse, bununla ilgili uygun ceza tedbirleri uygulanmalıdır.
Genel olarak amacımız, değerlendirme sürecinin daha şeffaf olmasını sağlamaktır. Örneğin, bu yıl okulumuzda 12 öğrenci yaz ödevine bırakıldı. Artık hem öğretmenler hem de veliler, yüksek notun ancak ciddi bir çabanın sonucunda elde edilmesi gerektiğini anlıyorlar.
Buna ek olarak, ders yılının başında öğretmenlere, mezuniyet ve kabul sınavlarının sonuçlarının onların günlük, küçük summatif, büyük summatif ve yıllık değerlendirmeleriyle karşılaştırılacağı bilgisi verilir. Bu da öğretmenleri daha objektif değerlendirme yapmaya teşvik eder".