“Ana dilimiz milli kimliğimizi doğrulayan pasaportumuzdur”.
AzEdu.az haber verir ki, bu sözleri “Ana dili: kimlik ve gelecek” adlı gençlerin katılımıyla düzenlenen cumhuriyet konferansında ADPU rektör yardımcısı, filoloji bilimleri doktoru, profesör Mahire Hüseynova konuşması sırasında söyledi.
O belirtti ki, AMEA Nesimi Adına Dilcilik Enstitüsü'nde önemli çalışmalar yapılıyor:
“Bugün Memmed hocanın liderliğinde Dilcilik Enstitüsü'nde çok önemli çalışmalar yapıldı. Bunu herkes görüyor ve bu faaliyetin toplum için faydası inkar edilemez. Bununla birlikte, bence, etimolojik sözlüğün hazırlanmasına da ciddi ihtiyaç var.
Bu yönde araştırmalar daha da genişletilmelidir. Nasıl ki, eğitimde ideolojik hazırlık önemli bir yere sahipse, dil ve toponimlerin incelenmesi de aynı derecede önemlidir. Sayın Cumhurbaşkanı da akademinin 80. yıl dönümüne adanan etkinlikte belirtmişti ki, haritada “Göycə gölü” adı kullanılıyor, “Sevan” yazılmıyor. Bu gibi çok sayıda faktör mevcuttur ve toponimlerin etimolojik açıdan incelenmesi zorunludur.
Hiçbir ad tesadüfen oluşmaz. Örneğin, ulu önderin ata-babalarıyla ilgili Comerdlik köyü, sonradan Comardlı köyü ve bu gibi yüzlerce toponim mevcuttur. Bunların bilimsel şekilde araştırılması önemlidir. Çünkü dünü bilmek geleceği belirler.
Ana dilimiz milli kimliğimizi doğrulayan pasaportumuzdur, mührümüzdür. Ona bundan daha güçlü bir ifade bulmak zordur. Dil bizim varlığımızdır.
Umutlar asla ölmemelidir. Burada esas nokta insanın umutlarını yaşatmasıdır. Dil de umutlar yaşadıkça gelişir.
Ben inanıyorum ki, bugünkü öğrenciler geçmişten gelen sözleri, adları ve gerçekleri yaşatacak, onları yeniden edebiyata ve edebi düşünceye döndürecekler. Ben şiirlerimde “ləyri” kelimesini kullanmıştım ve çoğu kişi bu kelimenin anlamını soruyordu. Halbuki bu gibi kelimeler dilimizin zenginliğini gösterir ve onları başka ifadelerle değiştirmek mümkün değildir. Böyle kelimeleri yeniden dilimize kazandırmak önemlidir.
Biz bunu yapmalıyız. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanının kararnameleri devlet politikasının ana yönüdür ve biz bu politikanın uygulayıcılarıyız. En önemlisi ise, biz bu dilin taşıyıcılarıyız. Bu dil bizim ana ninnimiz, kimliğimizdir”.