Geçtiğimiz günlerde I ve IV. uzmanlık grupları için üniversiteye giriş sınavı yapıldı. Sınavdan sonra bazı adaylar soruların karmaşık olmasından şikayet etti.
Her iki grupta da zorluk seviyesinin yüksek olduğunu belirten gençler, son umutlarını ikinci şans sınavına bağladılar. Adaylar arasında, ilk aşama zor olduğu için ikinci şans sınavının daha kolay geçebileceği yönünde bir görüş oluştu.
Peki, bu düşünce gerçeği ne kadar yansıtıyor?
AzEdu.az'a konuyla ilgili eğitim uzmanı Vüsət Əzizov açıklama yaptı.

Adaylar bazen ikinci denemenin daha kolay olacağını düşünürler, ancak bu böyle değil:
"Devlet Sınav Merkezi (DİM) tarafından yükseköğretim kurumlarına giriş sınavının ikinci aşaması için birinci deneme yapıldı. Sınavda her ders için adaylara 30 test sorusu sunulur ve bu sorular kolay, orta, zor olmak üzere ilgili seviyelere bölünerek hazırlanır.
Adaylar bazen ikinci denemenin daha kolay olacağını düşünürler, ancak bu böyle değil. Belirttiğim gibi, her sınavın soruları zorluk derecesine göre dengelenir ve sınavların genel seviyesi neredeyse aynı olur.
İkinci deneme sınavlarının Temmuz ayında yapılması adaylara yaklaşık bir aylık ek süre kazandırır. Elbette, bu bir ay içinde gençler daha iyi hazırlanarak sonuçlarını yükseltirler. Bu da onlarda psikolojik olarak "ikinci deneme sınavı daha kolay geldi" fikrini oluşturur. Diğer yandan, veliler arasında böyle bir söylenti de dolaşır ki, güya ikinci deneme ücretli (50 manat) olduğu için Devlet Sınav Merkezi soruları kasten kolaylaştırır ve birinci deneme ücretsiz olduğu için sorular zor hazırlanır ki, daha çok aday ödeme yapıp ikinci sınava katılsın.
Elbette, belirttiğim gibi, bu iddialar hiçbir gerçeği yansıtmıyor. Tüm sorular hazırlanırken önceki yılların göstergeleriyle karşılaştırmalar yapılır ve zorluk seviyesi aynı şekilde kolay, orta ve zor olarak dengelenir. Her durumda, tüm adaylara II. denemeye katılıp sonuçlarını yükseltmelerini tavsiye ederim."