Bir İngilizce öğretmeni olarak yıllardır sınıfta gözlemlediğim bir gerçek var: çocuğun başarısı sadece okulda edindiği bilgiyle şekillenmez. En büyük destek çoğu zaman evden başlar. Velinin ilgisi, tutumu ve motivasyon sağlaması öğrencinin İngilizce öğrenme hızını doğrudan etkiler.
Bu gözlemler sadece benim fikrim değil. OECD'nin “Education at a Glance” raporunda vurgulanmaktadır ki, aile desteği alan öğrencilerin akademik sonuçları ortalama %30 daha yüksek olmaktadır. Ben bunu sınıfımda defalarca gördüm: evde destek alan çocuklar ödevleri daha sorumlulukla yerine getiriyor, kendilerini ifade etmekten çekinmiyorlar ve daha hızlı ilerliyorlar.
2023 yılında Cambridge University Press'in araştırması da ilginç bir sonuç ortaya koymuştur: veli haftada en az iki kez çocuğun İngilizce diliyle ilgilenirse, öğrencinin kelime dağarcığı %22, dinleme-anlama becerisi ise %18 artar. Ben defalarca gördüm ki, sadece 5 dakikalık evde kelime kartlarına bakmak bile çocuğun dersteki özgüvenini değiştirir.
Bazen veliler bana der: “Ben İngilizce bilmiyorum, nasıl yardım edebilirim?” Aslında ise UNESCO'nun 2024 yılı raporunda gösterilir ki, dil bilgileri önemli değil, esas olan ilgi ve destektir. Çocuğun ders kitaplarına bakmak, ödevi sormak, birlikte kısa bir video dinlemek bile yeterlidir.
Teknoloji de burada büyük rol oynar. British Council'ın araştırmasına göre, günde sadece 10–15 dakikalık interaktif egzersiz yapan öğrencilerde konuşma ve dinleme becerileri %40'a kadar iyileşebilir. Ben de öğrencilerime her gün az, ama sürekli egzersiz yapmayı tavsiye ediyorum ve sonuçlar ortadadır.
Bir öğretmen olarak inanıyorum ki, en güçlü eğitim modeli “öğretmen + veli” işbirliğidir. Biz okulda bilgi veriyorsak, veli evde o bilgiyi pekiştirir. Bu iki kuvvet birlikte çalıştığında çocuğun dil becerileri daha sağlıklı, daha hızlı, daha özgüvenli bir şekilde gelişir.
Aynur Axundova
Kobustan ilçesi Ceyirli köyü Rasim Hüseynov adına genel ortaokul İngilizce öğretmeni.