Öğretmenlerin psikolojik durumunun kontrol edilmesiyle ilgili son dönemlerde dile getirilen fikirler, özellikle işe alım ve sertifikasyon süreci sırasında, hekimden alınan bir belge aracılığıyla değil, test yöntemiyle değerlendirilmesi gerektiği konusu ilgi çekmektedir.
Bu, okul içinde meydana gelebilecek sorunları önleyebilir mi ve tekliflerin uygulanması ne ölçüde gerçektir?
AzEdu.az-a açıklama yapan eğitim uzmanı Məzahir Məmmədli, öğretmenlerin psikolojik durumunu kontrol eden test sınavı veya bireysel kontrol aşaması uygulanırsa, bunun belirli bürokratik zorluklar yaratabileceğini belirtti:
“Ne yazık ki, hem öğretmenlere hem de Bilim ve Eğitim Bakanlığına bu yönde sürekli teklifler gelmekte ve bu, sosyal bir mesaj olarak da kabul edilebilir. Öğretmenlerin psikolojik durumunun kontrol edilmesinin önemli olduğu düşünülmektedir. Ancak zaten öğretmenlerin ve müdürlerin işe alım sınavlarıyla ilgili belirli memnuniyetsizlikler gözlemliyoruz – ‘bu kadar sınav olmaz, bu kadar sıkıştırmak olmaz’ gibi fikirler dile getirilmektedir.
Eğer bunun üzerine öğretmenlerin psikolojik durumunu kontrol eden test veya bireysel kontrol aşaması eklenirse, bu, ek bürokratik sorunlara yol açabilir. Yazılı test teknik açıdan mümkündür; aday bilgisayar karşısında sınava girebilir. Ancak psikolojik durumun değerlendirilmesi için mutlaka bireysel temas gereklidir ki bu da tartışmalara ve memnuniyetsizliklere yol açabilir”.
Ek psikolojik test veya ayrı bir sınav aşamasının yapılmasına gerek yoktur:
“Herkes kendini haklı sayacak ve görüşün doğru olmadığını iddia edecektir. Bu nedenle, bunun ayrı bir test veya ek sınav şeklinde gerçekleşmesini gerçekçi bulmuyorum. MİQ'de adaylar yüksek sonuç gösterdiklerinde mülakata davet edilir ve mülakat sırasında hem psikolojik durumları, hem de genel davranışları, ilk izlenimleri dikkate alınarak uygunlukları değerlendirilir. Öğretmenliğe uygun olup olmadığına dair ilk kanaat tam da bu aşamada oluşur.
Bu sebeple ek özel psikolojik test veya ayrı bir sınav aşamasının yapılmasına gerek yoktur. Bu hem toplum hem de öğretmenler için güvensiz bir ortam yaratabilir”.