5 Ocak'ta Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev yerel televizyon kanallarına röportaj verdi. Devlet başkanı belirtti ki, eğer biz gerçekten de bilimi geliştirmek istiyorsak, sadece bilim çalışanlarını iş sağlamakla yetinmemeli, reformlara gitmeliyiz. Bu, kaçınılmazdır. Biz bunu yapmazsak, gelişmenin de belirli kısıtlamaları olacaktır.
Konuyla ilgili olarak AzEdu.az'a açıklama yapan Azerbaycan, Rusya ve Türkiye'nin iktisat bilimleri doktoru, profesör Zahid Məmmədov bildirdi ki, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in yerel televizyon kanallarına verdiği röportajda dile getirdiği düşünceler Azerbaycan için bilim ve entelektüel gelişimin özünde yeni, temel bir yaklaşımı ortaya koyuyor:
“Devlet başkanı özellikle vurguladı ki, temel tezlerden biri, bilimi geliştirmenin sadece bilim çalışanlarına iş sağlamakla değil, sistemli reformların yapılmasıyla mümkün olduğudur. Elbette, bu yaklaşım gerçekliğe dayanmakta ve gelecekteki risklerin önlenmesiyle ilgili önemli bir çağrıdır. Uzun süre post-Sovyet coğrafyasında bilim alanındaki temel sorunlardan biri, bilimsel istihdam anlayışı ile bilimsel verimliliğin karıştırılmasıydı. Bilimsel kurumların sayısının çok olması, bilim insanlarının sayısının artması henüz bilimin gelişimi veya bilimsel verimlilik demek değildir. Bu nedenle bu güç, bilimsel faaliyetin gerçek ekonomik ve sosyal sorunların çözümüne yönelmelidir.
Bilimsel faaliyet sonuç odaklı olmalıdır. Elbette, bilim ve eğitim alanındaki reformlar artık tarihi bir zorunluluğa dönüşmüştür. Şöyle ki, en temel göstergelerden biri, bilimsel faaliyetin gerçek sonuçlara dayanması, üniversitelerle bilim ve ekonomi arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesidir. Petrol ve gazın tükenmesinden sonra, özellikle Sayın Cumhurbaşkanı'nın uyarısı ışığında, artık maddi kaynakların değil, geleceğimizin temelinin entelektüel sermayenin gelişimiyle ilgili olduğu açıkça ortaya konulmaktadır.
Aynı zamanda, bilimin gelişimiyle ilgili dile getirilen düşünceler, milli güvenliğin stratejik gelişim aşaması olarak sunulmalıdır. Bilim ve eğitimdeki reformlar bu açıdan teknik bir mesele değil, devletin gelecekteki kaderini belirleyen temel faktörlerden biridir. Bu çağrıya yanıt olarak bilim camiası ve üniversiteler faaliyetlerini yeniden yapılandırmalı, formal varoluştan gerçek bilime geçiş sağlanmalıdır. Çünkü reform olmayan yerde gelişim de olmayacaktır”.