Bugün Milli Meclis'te öğretmenlerin 3 kez değil, 2 kez sertifikasyondan geçtikten sonra bu süreçten muaf tutulmaları teklif edildi.
Böyle bir yeniliğin uygulanmasına gerek var mı merak ediliyor?
AzEdu.az'a konuyla ilgili eski milletvekili, emekli öğretmen Sona Aliyeva açıklama yaptı.
Öğretmen, gelişimi asla bitmeyen veya bitmemesi gereken bir meslek sahibidir:
“Bu teklifi ilk okuduğumda istemsizce düşündüm: iyi, 3 kez değil, 2 kez - ne değişir? Yani sertifikasyon sürecini sadece sayı olarak mı değerlendiriyoruz, kaç kez olması daha uygun, yoksa pedagojik-akademik faydasını mı ölçüyoruz? Sorun yaklaşımdadır. Sertifikasyon bugün birçok öğretmen için bir gelişim aracı olarak değil, daha çok sınav, bürokratik baskı ve stres olarak kabul ediliyor. Bu nedenle “2 kez geçtim ve kurtuldum” fikri ilk bakışta çekici görünüyor. Ama açık konuşalım: öğretmen, gelişimi asla bitmeyen veya bitmemesi gereken bir meslek sahibidir.
Dünya tecrübesi de bunu gösteriyor. Örneğin, Finlandiya'da öğretmenler sık sık sınava tabi tutulmuyor. Ama bu, bilgilerinin ölçülmediği veya gelişmedikleri anlamına gelmez. Sadece yaklaşım farklıdır: öğretmen ders üzerinden değerlendirilir, okul içinde gelişim ortamı var, meslektaşlarla işbirliği üst düzeydedir. Singapur'da ise öğretmenler genel olarak “sınav verip rahatlayan” modelde değiller. Kariyer yolları var ve gelişimleri sürekli izleniyor. Yani temel odak test ve sınav sonucu değil, gerçek sonuçtur".
Yani öğretmeni iki kez imtihan ettik, sonra tamamen serbest bıraktık - bu ne kadar doğru bir yaklaşımdır?
“Bizde ise şimdilik sertifikasyon daha çok denetim fonksiyonu taşıyor. Bu açıdan 3 değil, 2 kez olması öğretmen için yükü, daha doğrusu stresi azaltabilir. Ama itiraf etmeliyiz ki, bu, sorunun çözümü değil. Eğer öğretmen 2 kez başarıyla sertifikasyondan geçtiyse, bu onun temel seviyesini gösterir. Ancak bundan sonra onu tamamen "serbest bırakmak" da doğru bir yaklaşım değildir. Öğretmen ya gelişimde kalmalıdır, ya da sistem onu kaybedecektir.
Daha sağlıklı bir model nasıl olabilir? Öğretmen belirli bir aşamadan sonra test sınavından muaf tutulabilir. Ancak faaliyetleri sürekli izlenmelidir: dersi nasıl işliyor, öğrencilerde ne gibi değişiklikler oluyor, kendisi ne kadar gelişiyor, yaklaşımı nasıl, yeniliklere ve teknolojilere ne kadar açık ve bunları derslerinde nasıl uyguluyor vb. Yani öğretmeni iki kez imtihan edip sonra tamamen serbest bırakmak ne kadar doğrudur? Bence bu iki yaklaşım arasında bir denge kurulmalıdır.
Kısacası, bu teklif anlaşılır. Milletvekilleri öğretmenlerin psikolojik durumlarını ve karşılaştıkları zorlukları göz önünde bulundurarak üzerlerindeki baskıyı azaltmak istiyorlar. Ama eğer mesele sadece sınav sayısını azaltmaksa, bu ciddi bir sonuç vermeyecektir. Bu nedenle öğretmeni sürekli gelişimde tutan, aynı zamanda yormayan ve motive eden bir model kurmak gerekir".