"Öğretmenlere 2 kez tekrar sınav hakkı verilmesini, bu süre zarfında onların eğitimlere katılımının sağlanmasını ve 3. kez başarısız sonuç alındığında iş sözleşmesinin feshedilmesi kuralının somut olarak belirtilmesini teklif ediyorum".
Bu sözleri AzEdu.az'a yaptığı açıklamada Milli Meclis Bilim ve Eğitim Komitesi üyesi, milletvekili Vasif Qafarov kaydetti.

Milletvekili, attestasyon sonuçlarının mahkemede uygulanma mekanizmalarının açık olmamasının da iş uyuşmazlıkları riskini artırdığını belirtti:
"Aynı zamanda, komisyonların teşkil edilmesi ve uzun süreli prosedürler devlet kaynaklarının verimsiz kullanılmasına yol açmaktadır. Bu nedenle, attestasyonun daha modern ve şeffaf bir mekanizma olan sertifikasyon ile değiştirilmesi daha uygun kabul edilmektedir. İş Kanunu'na önerilen değişikliklere uygun olarak Madde 67-2'de sertifikasyonun kapsamı genişletilmekte ve bu mekanizma sadece genel eğitim kurumlarına değil, aynı zamanda müzik, sanat ve resim okullarına da uygulanmaktadır.
Ancak şunu göz önünde bulundurmalıyız ki, müzik, sanat ve resim alanlarında pratik beceriler esastır. Bu nedenle, pratik kısmın ayrıca değerlendirilmesinin önemli olduğunu ve bu kısmın değerlendirmede genel sonucun en az yüzde 50'sini oluşturması gerektiğini düşünüyorum. Bu, gerçek mesleki becerinin objektif olarak ölçülmesine hizmet edecektir. "Eğitim Hakkında” Kanun'a yapılan değişiklikler çerçevesinde müzik, sanat ve resim okullarının öğretmenlerinin attestasyondan çıkarılması ve sertifikasyona dahil edilmesi öngörülmektedir.
Madde 33.3.9'da sertifikasyonun zorunlu nitelik taşıması öngörülmektedir. Ancak burada başarısız sonuç durumları açıkça düzenlenmelidir. Bu prosedürün iş sözleşmesine etkisinin hukuki açıdan kesin olarak düzenlenmesi de önemlidir. Öğretmenlere 2 kez tekrar sınav hakkı verilmesini, bu süre zarfında onların eğitimlere katılımının sağlanmasını ve 3. kez başarısız sonuç alındığında iş sözleşmesinin feshedilmesi kuralının somut olarak belirtilmesini teklif ediyorum. Burada temel amacın ceza vermek değil, mesleki gelişimi teşvik etmek olması gerektiğini düşünüyorum".
Genel olarak, müzik, sanat ve resim okullarında çalışan eğitimcilerin sertifikasyona dahil edilmesinin değerlendirmenin şeffaflığını artıracağını, sonuçların karşılaştırılmasını mümkün kılacağını ve mesleki yeterliliği daha objektif ölçeceğini düşünüyorum:
"Müzakereye sunulan kanun tasarısı, Kültür Bakanlığı'na bağlı faaliyet gösteren devlet çocuk müzik, sanat ve resim okullarında çalışan öğretmenlerin profesyonellik seviyesinin değerlendirilmesi mekanizmasının iyileştirilmesini öngörmektedir.
Hepimizin bildiği gibi, mevcut attestasyon sistemi esas olarak belgelere ve sözlü değerlendirmeye dayanmakta, yazılı testler, dijital değerlendirme ve somut performans kriterleri ise uygulanmamaktadır. Bu durum, objektifliğin azalmasına, sübjektif yaklaşımların ortaya çıkmasına ve sonuçların hukuki açıdan tartışmalı olmasına neden olmaktadır. Ancak bunun için kaliteli bir soru bankasının hazırlanmasını, uzmanların yetiştirilmesini ve güçlü bir dijital sistemin kurulmasını önemli buluyorum. İlk aşamada pilot projenin uygulanmasını ve sonuçlara göre iyileştirmelerin yapılmasını teklif ediyorum.
Motivasyonun artırılması da önemlidir. Başarılı sonuç gösteren öğretmenlere topladıkları sonuçlara uygun farklılaştırılmış ek ücret verilmesini, kariyer yükselişinde öncelik tanınmasını ve sertifikasyon sonuçlarının işe alım ve atama sırasında temel kriter olarak kullanılmasını sağlamanın da önemli olduğunu düşünüyorum.
En önemlisi ise, sertifikasyonun işten çıkarma aracı değil, mesleki gelişim aracı haline gelmesidir. Müzik, sanat ve resim alanları için ayrı kriterlerin hazırlanması ve uluslararası deneyimin incelenmesi de önemlidir. Bu değişiklikler hayata geçirilirse, eğitimin kalitesinin artacağını, öğretmenlerin mesleki gelişiminin güçleneceğini ve devlet kaynaklarının daha verimli kullanılmasının sağlanacağını düşünüyorum".