Son yıllarda ülkede tıbbi kadroların yetiştirilmesi yönünde ciddi reformlar yapılmaktadır. Bu sürecin önemli aşamalarından biri de rezidentura eğitimidir. Ancak zaman zaman bu alanla ilgili endişeler gündeme gelmektedir.
Başlıca endişelerden biri, rezidentura sınavlarının çok zor olması, hazırlık imkanlarının kısıtlılığı ve değerlendirme sisteminde şeffaflıkla ilgili soruların bulunmasıdır. Tıp alanında uzmanlaşmanın büyük önem taşıdığı bir ortamda, bu sorunların nedenleri ve olası çözüm yolları güncel hale gelmektedir.
Merak konusu, rezidentura sınavlarının bu denli zor olması tıbbi kadroların kalitesini nasıl etkiliyor? Sınav sorularının seviyesi ve içeriği gerçek tıbbi bilgilerle ne ölçüde örtüşüyor?
Konuyla ilgili AzEdu.az-a açıklama yapan tıbbi uzman Rasif Bağırov, rezidentura eğitim seviyesinin süresinin biraz uzun olduğunu belirtti:
“Ancak rezidenturaya kabul meselesi gerçekten de çok zordur. Örneğin, biz araştırmışız ki, Azerbaycan'da rezidenturaya kabul olmak Türkiye'de uzmanlığa kabul için verilen sınavdan kat kat daha ağırdır. Aslında ek ve gereksiz sınavların uygulanarak öğrencilerin zor durumda bırakılmasının hiçbir anlamı yoktur.
Kendi uzmanlık alanları üzere tüm sınavları verseler, orada ciddi bir sorun yaşanmaz. Ancak sınavı vermekte öğrenciler zorluk çekiyorlar. Bu nedenle düşünüyorum ki, sınavlar kolaylaştırılmalıdır. Ayrıca rezidenturayı bitiren öğrenciler mutlaka iş ile temin edilmelidir. Bazen öyle oluyor ki, rezidenturayı bitiren kişi çalışmak için yeniden sınava girmek zorunda kalıyor.
Eğer bu kadar zahmet çekip okumuşsa ve hekimler de o kişinin bu uzmanlık alanında rezidenturayı bitirdiğini onaylıyorsa, o zaman bu kişi iş ile temin edilmelidir. Zaten ömrü sınavlarla geçiyor. Bu kadar sınav vermek mümkün değil ki. Bu nedenle mutlaka bu gibi faktörler dikkate alınmalıdır”.