Mezuniyet sınavına artık bir gün kaldı. Takvimdeki rakamlar azaldıkça, yıllardır çekilen zahmetin karşılığını görme isteği hem öğrencilerde hem de velilerde gerginliği daha da artırıyor. Bu aşamada birçok adayın stres nedeniyle “sanki her şeyi unutmuşum” gibi düşünceleri de oluşabiliyor.
Bu dönemde artık sadece bilgiler değil, duygusal durumun doğru yönetilmesi de ön plana çıkıyor. Çünkü sınav sadece sorulara doğru cevap vermek değil, aynı zamanda heyecan ve stresle mücadele etme sınavıdır.
Böyle bir durumda soru ortaya çıkıyor: Sınav salonunda heyecanı yönetmenin etkili yöntemleri nelerdir?
AzEdu.az-a konuyla ilgili psikolog Gülnar Orucova açıklama yaptı.
O, sınav yaklaştıkça stresi azaltmanın yolunun pozitif düşünmek olduğunu belirtti: "Ben başaracağım, ben galip olacağım" demek her şeyden önemlidir.
"Demek ki, eğer bir çocukta “her şeyi unutmuşum” fikri oluşuyorsa, bu artık beynin strese verdiği normal psikolojik bir reaksiyondur. Aslında bizde adaylar çoğu zaman böyle bir durumla karşılaşırlar: çok okurlar ama az dinlenirler. Bununla birlikte, veliler de onların üzerine daha çok düşerek “zaman azalıyor, daha çok oku” diye baskı yaparlar. Bu ise kendi içinde ek stresin oluşmasına neden olur.
Ben düşünüyorum ki, sınav zamanı yaklaştıkça, ilk olarak stresi azaltmak için insan pozitif düşünmelidir. Düşünceler pozitif olmalıdır: “Ben başaracağım, ben galip olacağım, sınavlardan yüksek sonuç elde edeceğim”. Bu tür düşünce tarzı çok önemlidir".
Veli çocuğunu başkalarıyla kıyaslamamalıdır, çocukların kıyaslamaya değil, velinin 'Sana inanıyoruz' kelimesine ihtiyacı var:
"İkinci önemli mesele ise veli desteğidir. Bazen veliler çocuklarını başkalarının çocuklarıyla kıyaslarlar: “Filancanın çocuğu 700 puan topladı” vb. Bu gibi ifadeler çocuklarda rahatsızlık ve gerginlik yaratır. Halbuki veli çocuğuna destek olmalıdır. Veli demelidir: Biz seni başarınla da, başarısızlığınla da seviyor ve kabul ediyoruz. Sana inanıyoruz ve eminiz ki bu sınavdan iyi bir sonuç elde edeceksin.
Veliler çocuklarını başkalarıyla kıyaslamamalı, aksine onlara manevi destek göstermelidirler. Tavsiyem odur ki, veliler çocuklarının yanında olsunlar. Eğer kendileri bu desteği vermekte zorluk çekiyorlarsa, mutlaka profesyonel psikologlara başvurmalıdırlar".
Stresi hayatın normal bir parçası olarak kabul etmek, sizi sınav döneminde daha sakin ve dayanıklı yapacak:
"Benim Adaylara birkaç tavsiyem olacak. Birinci olarak, normal uyku düzenine dikkat edin. Günde yaklaşık 8 saat uyumaya çalışın ve mümkün olduğunca saat 12'ye kadar uykuya dalın. Yeterli uyku aldığınızda beyniniz daha net ve doğru düşünür. Uyku, aslında, strese karşı en etkili araçlardan biridir.
Diğer önemli nokta ise strese karşı dayanıklı olmayı öğrenmektir. Bunun için günlük hayatta karşılaştığınız küçük stresleri hayatın normal bir parçası olarak kabul etmeye çalışın. Bu yaklaşım sizi sınav döneminde daha sakin ve dayanıklı yapacak.
Sağlıklı beslenme de çok önemlidir. Fast-food gıdalardan uzak durmaya çalışın ve daha faydalı, dengeli gıdalar tüketin. Aynı zamanda organizmanın ihtiyacına uygun olarak vitamin ve minerallerden faydalanmak da yararlı olabilir.
Stresi azaltmak için nefes tekniğinden de faydalanabilirsiniz. Bunun için 4 saniye nefes alın, 4 saniye nefesi tutun ve 4 saniye içinde nefesi verin. Stres hissettiğiniz zaman bu tekniği 6–8 defa tekrarlamanız sakinleşmenize yardımcı olabilir.
Bunun yanı sıra, açık havada yürüyüş yapmak, güzel müzik dinlemek ve pozitif düşünmek de sizin psikolojik durumunuza olumlu etki gösterecektir. Bu alışkanlıklar sınav dönemini daha rahat ve dengeli geçirmenize yardımcı olacaktır".
AzEdu.az konuyla ilgili psikolog Nizami Orucovla da konuştu.
Adaylar kendilerine "Ben hazırlandım ve bildiklerim yerli yerinde" gibi daha realist ve sakinleştirici fikirler söylemeye çalışmalıdırlar:
"Sınav günü yaklaştıkça “her şeyi unutmuşum” düşüncesi birçok adayda oluşur ve bu, aslında çok normal psikolojik bir reaksiyondur. Heyecan anında beyin tehlike sinyali gibi çalışır ve dikkat daha çok korkuya yöneldiği için insan sanki bildiklerini hatırlamıyormuş gibi hisseder. Halbuki bilgi beynin hafızasında kalır, sadece stres onu geçici olarak zor hatırlanır hale getirir. Bu düşünceden uzaklaşmak için adaylar kendilerine “Ben hazırlandım ve bildiklerim yerli yerinde” gibi daha realist ve sakinleştirici fikirler söylemeye çalışmalıdırlar".
Unutma korkusuyla mücadelenin en iyi yolu ise o anda sadece karşıdaki soruyu çözmeye dikkat etmektir:
"Sınav anında ellerin titremesi, kalp atışının artması da heyecanın fiziksel belirtileridir ve tehlikeli değildir. Böyle anlarda en basit yöntemlerden biri nefese dikkat etmektir. Birkaç defa yavaş ve derin nefes almak, nefesi birkaç saniye tutup yeniden bırakmak bedenin gerginliğini azaltır. Bunun dışında, dikkati soru kağıdına yöneltmek ve soruları birer birer çözmeye odaklanmak da düşünceyi panikten uzaklaştırır. Unutma korkusuyla mücadelenin en iyi yolu ise o anda sadece karşıdaki soruyu çözmeye dikkat etmektir".
Velilerin temel rolü çocuklarına güven hissi vermektir. Çocuğu daima sonuçla değil, gösterdiği çabayla değerlendirmek en sağlıklı yaklaşımdır:
"Velilerin davranışı da bu aşamada çok önemlidir. Çocuğa destek olmak isterken “mutlaka yüksek puan toplamalısın”, “bu senin son şansın” gibi cümleler aksine, gerginliği daha da artırır. Velilerin temel rolü çocuklarına güven hissi vermektir. “Biz senin zahmetini görüyoruz”, “sonuç nasıl olursa olsun senin yanındayız” gibi sözler gençte daha çok motivasyon ve psikolojik rahatlık yaratır. Bu dönemde ailede sakin ve anlayışlı bir ortam yaratmak, çocuğu daima sonuçla değil, gösterdiği çabayla değerlendirmek en sağlıklı yaklaşımdır".