Yükseköğretim sisteminde bazı uzmanlık alanlarının çok sayıda üniversitede paralel olarak öğretilmesi yerine, bunların ayrı uzmanlaşmış enstitülerde merkezileştirilmesi meselesi, yapısal reformlar bağlamında güncellik kazanmaktadır. Bu yaklaşım, kaynakların daha verimli dağıtılması, akademik kadro ve altyapının uzmanlaşmış bir ortamda yoğunlaştırılması, öğretim ve araştırma kalitesinin yükseltilmesi, ayrıca işgücü piyasasının taleplerine uygun nitelikli personel yetiştirilmesinin sağlanması açısından gerekçelendirilebilir.
Diğer yandan, uzmanlık alanlarının üniversite yapısından çıkarılması, onların multidisipliner ortamına ve akademik çeşitliliğine etki edebilir. Bu açıdan mesele sadece idari bir değişiklik değil, aynı zamanda yükseköğretim modelinin kavramsal bir seçimi olarak değerlendirilmelidir.
Bu nedenle soru şudur: Bazı uzmanlık alanlarının yükseköğretim kurumlarında değil, ayrı uzmanlaşmış enstitülerde öğretilmesi, yükseköğretimin kalitesinin ve kaynak verimliliğinin artırılması açısından daha uygun olabilir mi?
Konuyla ilgili AzEdu.az'a açıklama yapan Milli Meclis Bilim ve Eğitim Komitesi Başkan Yardımcısı, milletvekili Fariz İsmayılzadə'nin sözlerine göre, burada çeşitli yaklaşımlar ve uluslararası uygulamalar mevcuttur:

"Ancak belirtmek gerekir ki, modern dönemde multidisipliner uzmanlık alanları daha da güncel hale gelmektedir. Bilim, inovasyon ve ilerleme, ancak farklı alanların ve disiplinlerin bir araya gelerek ortak bir amaç uğruna çalıştığı zaman daha hızlı gelişir; sonuç olarak ya yenilikçi bir ürün ya da yüksek kaliteli bir personel oluşur.
Son yıllarda ikili diploma ve ikili uzmanlık programlarının popülerleşmesi de bunun göstergesidir. Azerbaycan'a gelince, teklif edilen yapısal reformlar yerine üniversitelere daha geniş özerklik verilmesinin taraftarıyım. Yükseköğretim kurumları, işgücü piyasasının taleplerine uygun olarak daha modern uzmanlık alanları belirlemeli ve daha esnek faaliyet gösterebilmelidirler. Pazar hızla değiştiği için uzmanlık alanları da yenilenmeli, üniversiteler modern dönemin çağrılarına uygun olarak esnek ve dinamik bir şekilde gelişmelidir".
Milli Meclis Bilim ve Eğitim Komitesi üyesi, milletvekili Vasif Qafarov, bazı uzmanlık alanlarının çok sayıda üniversitede paralel olarak öğretilmesi yerine ayrı uzmanlaşmış enstitülerde merkezileştirilmesinin, yükseköğretimde kaynakların daha verimli dağıtılması açısından uygun sayılabileceğini belirtmiştir:

"Çünkü bu durumda aynı uzmanlık alanına ait laboratuvar, ekipman, finansman ve akademik kadro farklı yerlerde parçalanmaz, aksine daha güçlü ve odaklanmış bir akademik ortamda yoğunlaşır. Böyle bir yaklaşım, özellikle pahalı altyapı gerektiren ve dar uzmanlaşmaya ihtiyaç duyan alanlarda öğretim ve araştırma kalitesinin yükselmesine, güçlü bilimsel okulların oluşmasına ve uluslararası işbirliği imkanlarının artmasına zemin hazırlayabilir. Aynı zamanda, uzmanlaşmış enstitü modeli, işgücü piyasasının taleplerine daha yakın olmak, sektörle daha sıkı işbirliği kurmak ve pratik becerilerin gelişimini güçlendirmek açısından avantaj sağlayabilir.
Bununla birlikte, uzmanlık alanlarının üniversite yapısından çıkarılması, onların temel avantajlarından biri olan multidisipliner ortama ve akademik çeşitliliğe olumsuz etki edebilir. Modern dünyada birçok alan disiplinlerarası bir yaklaşım gerektirir ve öğrencinin sadece dar bir uzmanlık çerçevesinde değil, farklı yönlerin kesişiminde gelişmesi daha büyük bir avantaj olarak kabul edilir. Diğer yandan, merkezileşme bölgesel erişilebilirliği de zayıflatabilir, çünkü bazı uzmanlık alanları sadece birkaç enstitüde toplandığında bölgelerden gelen öğrencilerin bu eğitime erişimi zorlaşabilir, sosyal eşitlik ve eğitim imkanlarının dağılımı açısından sorunlar ortaya çıkabilir.
Sonuç olarak, bazı uzmanlık alanlarının üniversitelerde değil, ayrı uzmanlaşmış enstitülerde öğretilmesi, yükseköğretimin kalitesini ve kaynak verimliliğini artırmak için etkili bir araç olabilir. Ancak bu yaklaşım tüm alanlara evrensel bir model olarak uygulanmamalı, alanların karakterine uygun şekilde seçilmesi gereken kavramsal bir karar olarak değerlendirilmelidir. En optimal yaklaşım, yüksek teknoloji ve pahalı kaynak gerektiren dar alanların merkezileştirilmesi ile multidisipliner gelişim gerektiren geniş alanların üniversitelerde tutulması arasında bir denge kurulmasıdır".