Azedu.az

Yurtdışı eğitim pazarında dolaşan tehlikeli ŞİRKETLER - sizi böyle aldatıyorlar…

Yurtdışında eğitim

26 phrase_var_language.ay1 2026, 14:01
Yurtdışı eğitim pazarında dolaşan tehlikeli ŞİRKETLER - sizi böyle aldatıyorlar…

Bugün size, adayın eğitim hayallerini manipüle eden, ona ergenlik döneminin ilk “dersini”, daha doğrusu ilk dolandırıcılığını yaşatan “yurtdışı eğitim şirketleri”nden bahsedeceğiz. Dolandırıcılık her yerde var ve buna artık alışmışız. Ama eğitimde olması sadece bir suç değil, bu, gençlerin geleceğine atılan büyük bir darbedir, onların kariyer ve eğitim imkanlarını ciddi şekilde risk altına sokar.

16-17 yaşındaki gencin okuma arzusunu istismar etmek, onun ve ailesinin yıllarca biriktirdiği parayı zimmetine geçirmek vicdansızlığın en yüksek biçimidir. Bu artık sadece “iş” değil, bu, etik ve insanlık normlarının kaba bir ihlalidir. Bu tür şirketler büyük meblağlar talep eder, ancak karşılığında gönderdikleri üniversiteler ya bilim ve eğitime bilinmeyen kurumlar ya da aniden yok olurlar.

Şimdilik sessizlik var, çünkü sezon henüz başlamadı. Bu işbazların “gerçek baharı” marttan sonra açılır. O zaman çeşitli süslü ifadeler ortaya çıkar: “%100 kabul”, “garantili eğitim”, “vizesiz Avrupa” - sözler sanki sihirli olur, havada uçar. Reklam panoları, sponsorlu paylaşımlar, cafcaflı videolar… Birazdan bunları her yerde görmek mümkün olacak. Sanki herkes birdenbire yurtdışı eğitim profesörü olmuş.

İşin en paradoksal tarafı ise şudur ki, artık bazı merkezler tanınmış simalarla “işbirliği” yapıyor. Yani aktör, şarkıcı çıkıp diyor ki, “falan merkezle çocuğunuzu rahatlıkla yurtdışına gönderebilirsiniz”. Ama bu “rahatlık” neye hizmet ediyor? Velinin cebinin boşalmasına mı?

Plan ise oldukça basittir. Eline 3-5 bin manat düşer düşmez bir bodrum katı bulunur, üzerine büyük harflerle “Yurtdışı Eğitim Merkezi” yazılır. İçeride iki masa, bir yazıcı ve kendine “eğitim danışmanı” diyen bir kişi. Onun kimliği, uzmanlığı ve yetkisi bilinmiyor, ama gençlerin kaderi rahatlıkla ona emanet ediliyor. Bu tür “merkezler”den yüzlercesi var, sadece adları farklıdır, metodu ise aynıdır.

Atalar demişken, “kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez”. Görünüşe göre, bu prensip onlarda çok iyi işliyor. Şehrin herhangi bir yerinde, metro çıkışlarında, sitelerin sağ-sol köşesinde, televizyonda o “yurtdışı eğitim şirketleri”nin reklamlarını görüyoruz. İnsan düşünüyor: bu kadar reklama para harcıyorlarsa, demek ki kazanç da az değil.

Şimdi isimlere geçelim. İyi bakın, iyi aklınızda tutun. Ama unutmayın: bunlar yüzlerce böyle merkezin sadece birkaçıdır. “Max Group”, “AID Group”, “Yurtdışı Eğitim Merkezi”, “Brain Academy”, "Elite Academy" ve “Smart Business Group”.

İddialara göre, “Yurtdışı Eğitim Merkezi” yurtdışında okuma arzusu olan bir gencin 16 bin dolarını zimmetine geçirmiş. Bir ailenin yıllarca biriktirdiği para.

“Brain Academy” ise veliden çocuğunun Ukrayna'da boks eğitimi alması için 1700 dolar almış, sözleşme imzalamış. Sonra da rahat rahat bildirmişler ki, “hayır, boks değil, menajerlik okusun”. Veli itiraz edince cevap hazır: “Okuyor, okusun. Okumazsa da, para iade edilmeyecek”. Yani ya sus, ya da paranla vedalaş.

“AID Group”un hikayesi de farklı değil. Vatandaşın 3400 manatını alıp, şimdi de sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. Ne cevap var, ne sorumluluk, ne de utanma hissi.

Hatırlatalım ki, 2018 yılında Bakü'de faaliyet gösteren "Elite Academy" eğitim şirketi 60'a yakın adaya Türkiye üniversitelerinde eğitim alma vaadinde bulunmuş.

Başlangıçta her bir öğrenci için 500 manattan başlayarak farklı meblağlarda para alan şirket, sonradan buraya ulaşım ve karşılama masraflarını da eklemiş. Öğrenci adını kazanmak için Türkiye'ye gidenler ise orada hoş olmayan bir sürprizle karşılaşmışlar.

Ayrıca, 2025 yılında “Smart Business Group” şirketinin direktörü Anar Halilov 4 kişiye karşı dolandırıcılık yapmıştır. Onlardan birini “Ondokuz Mayıs” üniversitesinde “tıp” bölümünde öğrenci olarak kabul ettireceğine dair söz vermiş ve 6 bin 500 manatını almıştır. O, diğer mağdurları da aynı üniversitenin çeşitli fakültelerine kabul ettireceği adı altında dolandırıcılık yapmıştır. Soruşturma organı tarafından hakkında Ceza Kanunu'nun 178.3.2. maddesi (büyük miktarda dolandırıcılık yapmak) ile suçlama ilan edilmiştir.

2021 yılında da benzer olaylar yaşanmıştır. Şöyle ki, Ruslan Tağıyev'in yurtdışında iş, vize ve eğitim vaadiyle 34 kişiden sahte belgeler aracılığıyla 191 bin manat aldığı, ayrıca çalıştığı şirkete ait 14 bin 800 manatlık ekipmanı zimmetine geçirdiği tespit edilmiştir. Ona karşı ilgili maddelerle suçlama yöneltilerek dava mahkemeye gönderilmiştir.

Bilim ve Eğitim Bakanlığı tarafından bildirilir ki, yurtdışı eğitim alanında, özellikle de Devlet Programı çerçevesinde hiçbir şirketle işbirliği yapmamakta ve bu alanda faaliyet gösteren aracı şirketlerin faaliyetlerinden dolayı sorumluluk taşımamaktadır.

Eğitimde Kalite ve Güvence Ajansı (TKTA) ise açıklamalarında belirtir ki, yurtdışı eğitim şirketlerinin faaliyetlerine denetim Ajansın yetkilerine dahil değildir ve Ajans yurtdışı eğitim, dahil olmak üzere diplomaların tanınması prosedürleriyle ilgili hiçbir kişi, şirket veya üniversiteyle işbirliği yapmamaktadır.

Her iki kurum da bu tür aracıların faaliyetlerinden dolayı sorumluluk taşımadıklarını vurgulamıştır.

Resmi kaynaklara göre, diplomaların tanınmasında en çok ret durumları Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Gürcistan için kaydedilmektedir. Tesadüfi değildir ki, yurtdışı eğitim şirketleri tam da bu ülkelere kabul vaat etmektedirler.

Metrolarda ve reklam panolarında büyük harflerle “Ukrayna'da tek diploma ile online eğitim” yazılır. Sanki kolay bir hizmet gibi sunulur: “Evde otur, diploman hazır olsun”. Ama hiç kimse çıkıp sormuyor ki, Ukrayna savaşın içinde, böyle bir eğitim nasıl mümkün olabilir?

Diplomaların tanınması meselesinde ciddi belirsizlikler mevcuttur. Bu tip yurtdışı eğitim kuruluşları ana amaç olarak eğitimi değil, ekonomik faydayı, öğrencilerden ve ailelerinden yüksek meblağlarda ödemelerin toplanmasını hedeflemektedir. Sonuç olarak öğrencilerin yerleştirildiği üniversitelerin bazıları akademik ortamda tanınmamakta veya faaliyet göstermeyen, belirsiz statülü kurumlar olmaktadır.

Bir ailenin son umudu, bir gencin son çıkış yolu olarak gördüğü durumdan bu kadar rahat faydalanmak nasıl mümkün olmuştur? Açık konuşalım: bu tür reklamlar vaat edilen imkanları gerçekle bağdaştırmıyor.

Reklam büyükse, demek ki doğrudur. Renkliyse, demek ki güvenilirdir. Metroda asılıysa, demek ki sorun yoktur. Bu mantık üzerinden gençlerin geleceği satılıyor, diploma kağıt parçasına dönüşüyor, umut ise reklam panosundaki bir slogana.

Bu yazı bir uyarıdır. Yurtdışı eğitim mümkündür ve gerçektir. Ama her parlak ofis, her pahalı reklam, her cafcaflı cümle gerçek demek değildir. Gençlerin geleceği reklam panolarındaki sloganlara ve vicdansız “danışmanlar”ın elinde oyuncak olmamalıdır. Bugün susulan her dolandırıcılık, yarın bir gencin hayatını etkileyebilir.

Rusiya təyyarəsi Azərbaycanda - İrandan TƏCİLİ ruslar daşınır
Son HaberlerDaha fazla