Yabancı ülkelerde mesleki eğitim, modern işgücü piyasasının taleplerine uygun nitelikli elemanların yetiştirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Dünyanın gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri, mesleki eğitimi ekonomik büyümenin, sanayileşmenin, teknolojik yenilenmenin ve sosyal refahın temel dayanaklarından biri olarak kabul etmektedirler. Bu nedenle, mesleki eğitim sistemleri ülkeden ülkeye farklılık gösterse de, hepsini birleştiren temel amaç, nitelikli, pratik becerilere sahip ve rekabetçi bir işgücünün oluşturulmasıdır.
AzEdu.az yabancı ülkelerdeki mesleki eğitim hakkında bir araştırma yazısı sunmaktadır.
Türkiye'de mesleki eğitim, devlet politikasının temel yönlerinden biridir. Mesleki ve teknik liseler ile meslek okulları aracılığıyla öğrenciler erken yaşlardan itibaren işgücü piyasasına yönlendirilmektedir. Türkiye'de mesleki eğitim esas olarak ortaöğretim düzeyinde başlar ve sanayi, tarım, turizm, hizmet sektörlerinde uzmanlık alanları sunulur. Son yıllarda Türkiye hükümeti işverenlerle işbirliğini genişletmiş, öğrencilerin üretim tecrübesi imkanlarını artırmıştır. Mesleki eğitim alan mezunlar hem iç pazarda hem de yabancı ülkelerde iş bulma imkanına sahip olmaktadırlar.
Ukrayna'da mesleki eğitim esas olarak teknik okullar ve meslek liseleri aracılığıyla yürütülmektedir. Bu ülkede mesleki eğitim, sanayi, makine mühendisliği, tarım ve hizmet sektörleri için personel yetiştirmeye odaklanmıştır. Ukrayna'da mesleki eğitimin temel özelliklerinden biri, pratik odaklı olmasıdır. Öğrenciler üretim tesislerinde staj yaparak gerçek iş becerileri edinirler. Son yıllarda Avrupa Birliği standartlarına uyum sağlama yönünde reformlar yapılmaktadır.
Rusya'da mesleki eğitim “orta ihtisas eğitimi” sistemi çerçevesinde faaliyet göstermektedir. Teknik okullar ve kolejler aracılığıyla çeşitli alanlarda nitelikli personel yetiştirilmektedir. Rusya mesleki eğitim sistemi esas olarak sanayi, enerji, ulaşım ve teknik alanlara odaklanmaktadır. Burada mesleki eğitim, yükseköğretime bir alternatif değil, onu tamamlayan ve işgücü piyasasına doğrudan erişim sağlayan bir basamak olarak kabul edilmektedir.
Polonya'da mesleki eğitim, Avrupa eğitim sistemine entegre bir şekilde yapılandırılmıştır. Meslek okulları ve teknik liseler aracılığıyla öğrenciler hem teorik bilgiler hem de pratik beceriler edinirler. Polonya mesleki eğitiminde işverenlerin katılımı önemli bir yer tutmaktadır. Avrupa Birliği'nin desteğiyle Polonya'da mesleki eğitimin kalitesi yükseltilmiş, modern teknolojiler öğretim sürecine dahil edilmiştir.
Belarus'ta mesleki eğitim devlet tarafından merkezi bir şekilde yönetilmektedir. Meslek liseleri ve teknik okullar sanayi ve üretim alanları için personel yetiştirmektedir. Burada mesleki eğitim alan öğrenciler, eğitim süresince üretim tecrübesi edinir ve mezun olduktan sonra devlet veya özel sektörde iş bulma imkanına sahip olurlar.
Moldova'da mesleki eğitim esas olarak tarım, hizmet ve teknik alanlarda geliştirilmektedir. Bu ülkede mesleki eğitim, genç işsizliğinin azaltılması için temel araçlardan biri olarak kabul edilmektedir. Avrupa yapılarıyla işbirliği çerçevesinde Moldova'da mesleki eğitimin modernleştirilmesi yönünde adımlar atılmaktadır.
Çin'de mesleki eğitim çok geniş ve çok kademeli bir sisteme sahiptir. Çin hükümeti, sanayileşme ve teknolojik gelişme bağlamında mesleki eğitime büyük yatırımlar yapmaktadır. Meslek kolejleri ve teknik enstitüler milyonlarca öğrenciyi kapsamaktadır. Çin mesleki eğitiminde üretimle sıkı ilişki, teknolojik becerilerin geliştirilmesi ve kitlesel personel yetiştirme temel önceliklerden biridir.
Japonya'da mesleki eğitim disiplin, kalite ve teknolojik hassasiyet ilkeleri üzerine kurulmuştur. Teknik kolejler ve uzmanlaşmış okullar, sanayi ve yüksek teknolojiler için uzmanlar yetiştirmektedir. Japonya mesleki eğitiminde iş kültürü ve sorumluluk anlayışına özel önem verilmektedir. Burada mesleki eğitim alan gençler yüksek iş disiplini ile öne çıkmaktadırlar.
İngiltere'de mesleki eğitim “vocational qualifications” ve “apprenticeship” programları aracılığıyla yürütülmektedir. Öğrenciler ve gençler hem eğitim almakta hem de iş yerlerinde ücretli staj yapmaktadırlar. İngiltere'de mesleki eğitim, yükseköğretimle eşit düzeyde tanınmakta ve mesleki diplomalar geniş çapta kabul görmektedir.
Romanya'da mesleki eğitim esas olarak teknik liseler ve meslek okulları üzerinden düzenlenmektedir. Avrupa Birliği'ne üyelikten sonra Romanya'da mesleki eğitimin kalitesinin artırılması ve işgücü piyasasına uyum sağlanması yönünde reformlar yapılmıştır. İkili eğitim unsurları giderek yaygınlaşmaktadır.
Danimarka mesleki eğitim alanında Avrupa'nın önde gelen ülkelerinden biridir. Burada mesleki eğitim esas olarak ikili sistem üzerine kurulmuştur. Öğrenciler eğitim süresince hem okulda okur hem de işletmelerde çalışırlar. Danimarka'da mesleki eğitim, sosyal güvence, yüksek ücretler ve güçlü sendikalarla desteklenmektedir.
Norveç'te mesleki eğitim, sosyal refah modeliyle sıkı bir şekilde bağlantılıdır. Burada mesleki eğitim alan öğrenciler devlet tarafından desteklenir ve yüksek kaliteli eğitim alırlar. Norveç'te mesleki eğitim, gençlerin topluma entegrasyonunu ve işgücü piyasasında sürdürülebilirliğini sağlamaktadır.
Almanya ise mesleki eğitimin dünya genelindeki en başarılı modellerinden birine sahiptir. İkili eğitim sistemi, Almanya'nın ekonomik gücünün temel sütunlarından biri olarak kabul edilmektedir. Öğrenciler şirketlerde pratik deneyim kazanarak gerçek beceriler edinir ve eğitim süresince ücret alırlar. Almanya'da mesleki eğitim, yükseköğretimle tamamen eşit statüye sahiptir ve toplumda yüksek bir itibara sahiptir.
Diğer ülkelerde de mesleki eğitim çeşitli şekillerde geliştirilmektedir. Genel eğilim, mesleki eğitimin giderek daha esnek, yenilikçi ve uluslararası standartlara uygun hale getirilmesidir. Devletler, işgücü piyasasının değişen taleplerine yanıt vermek için mesleki eğitime özel önem vermektedir.
Sonuç olarak denilebilir ki, Türkiye, Avrupa, Asya ve diğer bölge ülkelerinin tecrübesi göstermektedir ki, mesleki eğitim modern dönemde sadece alternatif bir eğitim biçimi değil, ekonomik kalkınmanın, istihdamın ve sosyal istikrarın temel mekanizmalarından biridir. Güçlü mesleki eğitim sistemine sahip ülkeler, daha sürdürülebilir bir işgücü piyasasına, daha düşük işsizliğe ve daha rekabetçi bir ekonomiye sahip olurlar.