Azedu.az

Yükseköğretimde reform: öğretmenler modern çağa nasıl adapte edilmelidir?

Öğretmenler ve bilim insanları

9 phrase_var_language.ay1 2026, 12:27
Yükseköğretimde reform: öğretmenler modern çağa nasıl adapte edilmelidir?

Günümüzde öğrenciler modern eğitim standartlarına uygun olarak, özellikle bilgi teknolojileri alanında gerekli bilgi ve becerilere sahip olmaktadırlar. Ancak yükseköğretim aşamasında bazen modern teknolojileri yeterince kullanamayan öğretmenlerle karşılaşmaktadırlar.

Bu durum, öğretimin kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu açıdan, yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin modern teknolojilerdeki bilgi ve becerilerinin değerlendirilmesi amacıyla ilgili sınav veya sertifikasyon mekanizmalarının uygulanması bazıları için uygun görülebilir.

Yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin modern teknolojiler alanında bilgi ve becerilere sahip olmasını sağlamak amacıyla onların ilgili sınav veya değerlendirme sürecinden geçirilmesi gerekli midir?

Konuyla ilgili AzEdu.az'a açıklama yapan eğitim teknoloğu Şəmil Sadiq belirtmiştir ki, yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin tek tip bir sertifikasyon veya merkezi bir sınav mekanizması ile değerlendirilmesi doğru bir yaklaşım değildir:

175812

"Üniversite öğretmenini hangi kriterlerle ve nasıl sınav etmek mümkündür? Yükseköğretim öğretmeni doğası gereği daha serbest, daha özgür olmalıdır ki öğretim sürecini bilimsel yaklaşımına, uzmanlığına ve hedef kitlesine uygun şekilde kurabilsin. Ortaokul öğretmeni ile üniversite öğretmenine aynı yaklaşımı uygulamak metodolojik açıdan yanlıştır. Ortaokul öğretmeni çocukla çalışır, üniversite öğretmeni ise artık şekillenmekte olan gençle. Gençlik ise ilk olarak özgür düşünce, eleştirel yaklaşım ve bağımsız fikir ortamı gerektirir.

Bu ortamı yapay sınavlar ve formal değerlendirmelerle boğmak yükseköğretimin ruhuna aykırıdır. Bu açıdan daha mantıklı ve etkili yol, öğretmenlerin gelişimini zorunlu sınavlarla değil, sürekli mesleki gelişim mekanizmalarıyla sağlamaktır. Yani çeşitli kursların, seminerlerin, uzmanlık geliştirme eğitimlerinin düzenlenmesi, ayrıca üniversitelerin kendi profillerine uygun olarak öğretmenlerden belirli beceri ve sertifikalar talep etmesi daha doğru bir yaklaşımdır.

Örneğin, mühendislik ve teknik fakültelerde ders veren bir öğretmen AutoCAD, Python gibi alana uygun programlarda çalışma becerisine sahip değilse ve bunu doğrulayan uluslararası veya saygın bir sertifikaya sahip değilse, üniversite onunla işbirliğini ya durdurabilir ya da belirli bir geçiş süresi tanıyabilir. Aynı kural dil öğretimi alanında da geçerlidir: yabancı dil öğretmeni o dil için IELTS, TOEFL gibi uluslararası düzeyde tanınan bir sertifikaya sahip değilse, bu, artık üniversitenin iç kriterleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Burada temel mesele şudur ki, kararı merkezi kurumlar değil, üniversitelerin kendileri vermelidir. Her yükseköğretim kurumu kendi akademik stratejisine, uzmanlık profillerine ve kalite standartlarına uygun olarak öğretmen seçimini ve gereksinimlerini belirlemelidir.

Yoksa “gelin sizi yapay zeka programlarından, işletim sistemlerinden veya genel BT bilgilerinden sınav edelim” yaklaşımı bugün için uygun değildir. Kendine ve akademik itibarına saygı duyan hiçbir üniversite böyle ilkel ve formal mekanizmalarla öğretmen kalitesini ölçmeye çalışmaz".

ABŞ-dən Xameneiyə SƏRT XƏBƏRDARLIQ - Vaxtın var, qaç!
SORĞU
Ən uğurlu regional təhsil idarəsi hansıdır?
Səs ver
Son HaberlerDaha fazla