Savaşlar sadece siyasi ve askeri alana değil, toplumun tüm alanlarına, o cümleden eğitim sistemine ciddi etki etmektedir. Silahlı çatışmalar sırasında birçok ülkede okullar kapanır, dersler durdurulur ve öğrencilerin güvenliği temel öncelik haline gelir. Bu gibi durumlarda binlerce öğrenci ve öğretmen eğitim sürecinden geçici olarak uzak kalmak zorunda kalır. Dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelen savaşlar da eğitim sisteminde benzer kesintilere neden olmuştur.
Suriye'de 2011 yılının Mart ayında başlayan ve halen devam eden savaş, hükümet güçleri ile çeşitli silahlı gruplar arasında yaşanan silahlı bir çatışmadır. Suriye'de hükümet karşıtı protesto gösterileri 15 Mart 2011'de başlamış ve Nisan ayında tüm ülkeye yayılmıştır. Savaş sırasında ise ülkede eğitim süreci ciddi şekilde bozulmuş ve birçok okul faaliyetini durdurmuştur.
24 Şubat 2022'de Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısıyla halen devam eden savaş başlamıştır. Savaşın gidişatı sırasında Ukrayna'da birçok okul ve üniversite kapanmıştır.
7 Ekim 2023'te HAMAS grubunun İsrail'e saldırısıyla çatışma başlamıştır. Buna karşılık İsrail, 27 Ekim'de HAMAS'ın kontrolündeki Gazze Şeridi'ne geniş çaplı bir saldırı düzenlemiş ve Mayıs 2024 sonuna kadar Mısır sınırındaki Filadelfi koridoru da dahil olmak üzere bölgenin büyük bir kısmını kontrol altına almıştır. Çatışma nedeniyle Gazze'de okullar faaliyetini durdurmuştu. 2025 yılında ise okullar yeniden faaliyete başlamıştır.
28 Şubat 2026'da İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın çeşitli hedeflerine karşı ortak bir saldırı gerçekleştirmiştir. 1 Mart'ta İran'ın Minab şehrine yapılan saldırı sonucunda 160'a yakın öğrenci hayatını kaybetmiştir. Ayrıca, İran'da okul ve üniversitelerin faaliyetleri durdurulmuştur.
Aynı zamanda, İsrail İran'ın füze saldırılarına karşılık olarak ülke genelinde olağanüstü hal ilan etmiş ve bu nedenle okullar ile birçok iş yeri kapanmıştır.
AzEdu.az savaşların eğitime olan etkilerini öğrenmek amacıyla milletvekili Ceyhun Məmmədov'un görüşlerini almıştır.

Savaşların çocukların psikolojisi üzerindeki etkisi çok güçlüdür:
“Genel olarak, herhangi bir ülkede savaş meydana geldiğinde çeşitli taraflar ve yapılar bundan zarar görür. Binalar yıkılır, okullar zarar görür ve diğer hoş olmayan durumlar yaşanır. Bu açıdan sürece dikkatle baktığımızda, savaşlar sırasında eğitim kurumlarının da ciddi zarar gördüğünü gözlemliyoruz.
Bu, oldukça ciddi bir mesele ve problemdir. Dünyada savaşlar ilk kez yaşanmıyor ve tarih boyunca bu tür durumların şahidi olduk. Genel olarak, savaşların çocukların psikolojisi üzerindeki etkisi çok güçlüdür. Örneğin, Nahçıvan'a saldırı sırasında yayılan videolardan da görülüyordu ki, çocuklar büyük bir heyecan ve korku yaşamışlardır. Biz bu tür durumları daha önce de yaşadık. Karabağ'ın ve diğer topraklarımızın işgali döneminde çok sayıda evimiz, okulumuz yıkıldı. Karabağ bölgesinde yüzlerce okul ve eğitim altyapısı ciddi zarar gördü”.
Bu tür durumlar çocukların normal eğitim ortamını da ciddi şekilde etkiler:
“Bugün benzer durumu Suriye'de de görmek mümkündür. Hatta Azerbaycan, Suriye'de okul altyapısının kurulmasına ve onarılmasına destek olmakta, bu yönde kaynak ayırmaktadır. Bütün bunlar gösteriyor ki, savaş döneminde eğitim alanı her zaman zarar gören alanlardan biri olmaktadır.
Bu tür durumlar çocukların normal eğitim ortamını da ciddi şekilde etkiler. Hem psikolojik açıdan hem de eğitim sürecinde oluşan kesintiler sonucunda çocuklar bilgiden ve bilimden belirli ölçüde uzaklaşabilirler. Bu ise onların sürekli eğitim alma sürecini olumsuz etkiler”.
Eğitim Uzmanı Elçin Efendi belirtmiştir ki, bu tür durumlarda öğrencilerin güvenliği ve sağlığı temel mesele haline gelir:

“Her durumda ülkeler arasında oluşan çatışma savaş boyutuna ulaşmamalıdır. Çünkü savaş meydana geldiği zaman birçok alan gibi eğitim alanı da ciddi zarar görür. Bu tür durumlarda öğrencilerin güvenliği ve sağlığı temel mesele haline gelir, eğitim süreci ise ya ertelenir ya da ciddi kesintiler oluşur.
Hem mevcut dönemde hem de önceki yıllarda savaşların gidişatında eğitimde uzun süreli kesintilerin oluştuğunu gördük. Örneğin, Azerbaycan'ın Ermenistan'ın saldırısına maruz kaldığı dönemde 30 yıl boyunca işgal altında kalan bölgelerde eğitim kurumlarının nasıl harabeye döndüğüne şahit olduk. O bölgelerde yaşayan vatandaşların ise cumhuriyetin çeşitli bölgelerinde eğitimlerini sürdürmek için büyük zorluklarla karşılaştıklarını gördük.
Savaş sırasında hem altyapı açısından hem de insanların sağlığı ve güvenliği açısından ciddi sorunlar oluşur. Bazen askeri teçhizat veya silahların düşmesi sonucunda eğitim kurumları zarar görür, kayıplar yaşanır. Bu ise büyük bir kayıp demektir ve bu tür kayıplardan sonra onarım süreci çok uzun bir zaman gerektirir”.
Bu gibi durumlar eğitim alanına hem maddi hem de altyapı açısından ciddi zarar verir:
“Halihazırda komşu bölgelerde yaşanan olaylarda da bunun şahidi oluyoruz. ABD, İsrail ve İran arasında oluşan çatışma zemininde bazı komşu ülkelerde de zorluklar yaşanmaktadır. Örneğin, körfez ülkelerinin bazılarında güvenlik nedeniyle eğitim süreci geçici olarak durdurulur. Yani, herhangi bir bölgede meydana gelen çatışma sadece o ülkeye değil, çevre bölgelerde yaşayan insanların da hayatına, o cümleden eğitimine etki eder.
Ne yazık ki, bu gibi olaylar bazen çok tehlikeli sonuçlara da yol açar. Örneğin, bugün İran tarafından Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Babek ilçesine bağlı Şekerabad köyünde okulun yakınına İHA düşmesiyle ilgili bilgi yayıldı. Sonuç olarak o okulda dersler durduruldu ve öğrenciler tahliye edildi.
Bu gibi durumlar eğitim alanına hem maddi hem de altyapı açısından ciddi zarar verir. Bu nedenle daha iyi olur ki, taraflar öncelikle meseleleri diplomatik yollarla çözsünler. Eğer diplomatik yollar sonuç vermezse ve çatışma silahlı karşıdurma aşamasına geçerse bile, sivil halk hedef haline gelmemelidir. Özellikle de okullar ve okul öğrencileri bu tür tehlikelerin hedefi olmamalıdır. Eğitim kurumları bu gibi durumlarda nötr bir mekan olarak korunmalı, öğrencilerin eğitimi ve güvenliği risk altına düşmemelidir”.